Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ("...") ile davalı ... arasında navlun akdi kurulduğunu ve davacının, ...'na ait ürünlerin taşıması işini üstlendiğini ve Üstlenilen hizmetin ifa edildiğini, taşıma işleminin gerçekleşmesine, taşımaya konu emtiaların alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağının yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, ... tarafından, davacının navlun ücretlerine ilişkin fatura bedellerinin emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde ve süresinde teslim edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyiniyetli davranan davacı tarafından, ödenmeyen navlun bedelinin ödenmesi bakımından bir takım şifahi görüşmeler yapıldığım, ancak taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/821 KARAR NO : 2020/203
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 26/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ("...") ile davalı ... arasında navlun akdi kurulduğunu ve davacının, ...'na ait ürünlerin taşıması işini üstlendiğini ve Üstlenilen hizmetin ifa edildiğini, taşıma işleminin gerçekleşmesine, taşımaya konu emtiaların alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağının yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, ... tarafından, davacının navlun ücretlerine ilişkin fatura bedellerinin emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde ve süresinde teslim edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyiniyetli davranan davacı tarafından, ödenmeyen navlun bedelinin ödenmesi bakımından bir takım şifahi görüşmeler yapıldığım, ancak taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice alınamaması üzerine davacı alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla İstanbul ... icra Müdürlüğümün... E. sayılı dosyası tahtında, toplam 32.622,18-USD tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan İcra takibi, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının navlun alacağının likit bir alacak olduğunu, likit atacaklarda, alacağın miktarının belli olduğunu, davalı tarafından alacağın gerçek miktarım belirlemek için bütün unsurların bilindiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.04.2001 tarihli ve 2000/8790 E. ve 2001/2517 K. sayılı kararında da bu husus açıkça vurgulandığını, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere, eğer borçlu taraf borçlu olduğunu bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda ise alacağın likit olarak kabul edildiğini ve alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedİlmesi gerektiğini, aldıkları duyum itibariyle davalının mali açıdan zor günler geçirdiğini, davalının daha da zora girmesi ve mallarını kaçırması halinde davacının işbu huzurdaki davayı kazanmasına rağmen alacağını tahsil edemeyeceğini ve bu nedenle telafisi imkansız zararlara düçar olacağının açık olduğunu, bu nedenle davacının hak kaybına engel olmak amacıyla sayın mahkemenin uygun bulacağı bir teminat karşılığında borçlu şirketin borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul mallan ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklannm ihtiyaten haczıne karar verilmesini talep ettiklerini, İİK. m. 67/2 de yer alan düzenleme, doktrinde ortak olarak kabul edilen görüş ve yerleşik Yargıtay kararları çerçevesinde, davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itiraz nedeniyle ilamsız takibin durmuş olduğundan, borçlu şirketin itirazının iptali ile takibin devamına ve haksız itirazı nedeniyle % 20den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edilmesi zarur...