Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olmasına rağmen şirketin iş ve işlemlerinden hiçbir zaman haberdar edilmediğini, Şirketin gelir gider durumu ve bilançolarının talep edilmesine rağmen verilmediğini, davalı şirketin 24/07/2012 tarihinde 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, toplantıya çağrıların TTK'nın 414. Maddesine uygun olarak yapılmadığını, toplantı tutanağına da hükümet komiseri tarafından çağrı mektuplarının 15 günlük süreyi doldurmadığının yazıldığını, bu nedenle toplantının yoklukla malul olduğunu, diğer yandan olağan toplantı ilanlarından faaliyet raporu ile bilanço kar ve zarar cetvellerinin ortakların incelemesine açık bulundurulmasına ilişkin hükme de riayet edilmediğini zira...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/20 Esas KARAR NO : 2020/193 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 18/10/2012 KARAR TARİHİ : 27/02/2020 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olmasına rağmen şirketin iş ve işlemlerinden hiçbir zaman haberdar edilmediğini, Şirketin gelir gider durumu ve bilançolarının talep edilmesine rağmen verilmediğini, davalı şirketin 24/07/2012 tarihinde 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, toplantıya çağrıların TTK'nın 414. Maddesine uygun olarak yapılmadığını, toplantı tutanağına da hükümet komiseri tarafından çağrı mektuplarının 15 günlük süreyi doldurmadığının yazıldığını, bu nedenle toplantının yoklukla malul olduğunu, diğer yandan olağan toplantı ilanlarından faaliyet raporu ile bilanço kar ve zarar cetvellerinin ortakların incelemesine açık bulundurulmasına ilişkin hükme de riayet edilmediğini zira ticaret sicil gazetesine yapılan ilanın söz konusu hükme uygun olmadığını genel kurulda alınan kararların yasaya şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, genel kurulda kar dağıtımı konusunda bir karar alınmadığını müvekkilinin ortak olduğu tarihten bu yana hiçbir zaman kar dağıtımı yapılmadığını, müvekkili toplantıya çağrılmayıp toplantıdan haberdar olmadığı için bilanço ve denetim raporlarının da incelenemediğini, dolayısıyla bu şekilde azınlık haklarının kısıtlandığını, toplantı gündeminin 3, ve 4. Maddelerinde denetci raporu bilanço ve gelir gider tablosunun okunarak onaylandığını, gündemin 5. ve 6. Maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibrasına karar verildiğini, şirketin en büyük hissedarı olan ... A.Ş nin sermaye artışı yaparak şirketi ele geçirdiğini, bu şekilde müvekkilinin hissesini yok denecek kadar küçüldüğünü, bu konuda alınan kararın iptali için İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, gündemin 7. Maddesi ile yönetim kurulu başkan ve üyeleri için toplantı başına öngörülen huzur hakkının da fahiş olduğunu, gündemin 8 ve 9. Maddesinde yönetim kurulu ve denetçi seçildiğini, müvekkilinin toplantıya katılmaması nedeniyle oy kullanamadığından söz konusu kararında geçersiz olduğunu, 10. Madde ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395-396. Maddeleri uyarınca yetki verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 24/07/2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; 24/07/2012 tarihli genel kurulda yönetim kurulu raporları, denetçi raporları 2010/2011 yıllarına ait bilanço ve gelir gider tablolarının onaylanması yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibrası yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve yetki verilmesi gibi şirketin ticari işleyişi açısı...