Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/428 · K. 2018/638
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/428 K. 2018/638

E. 2016/428K. 2018/63831 Mayıs 2018
hizmet sözleşmesibedel tahsilibilirkişi incelemesiiadeiptal kararıistinaf yoluabonelik sözleşmesiön inceleme
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafça düzenlenen faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve iletim bedeli adı altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay HGK'nun kararları ile bu bedeller adı altında alınan kazancın haksız olduğu ve iadesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek her bir davalıdan şimdilik 1.000 TLnin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......vekili, cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu bedellerin müvekkili tarafından...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/428 Esas KARAR NO : 2018/638 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2016 KARAR TARİHİ : 31/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafça düzenlenen faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve iletim bedeli adı altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay HGK'nun kararları ile bu bedeller adı altında alınan kazancın haksız olduğu ve iadesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek her bir davalıdan şimdilik 1.000 TLnin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......vekili, cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu bedellerin müvekkili tarafından aracı sıfatıyla tahsil edilmekte olup kayıp kaçak bedelleri ve diğer bedellerin ilgili dağıtım şirketlerine yani ........a aktarılmakta olduğunu, husumetin de ona yöneltilmesi gerektiğini, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, faturalarda yer alan bedellerin tamamının elektrik enerjisinin maliyet unsurlarını kapsamakta olduğunu, kaldı ki davacının müvekkili ile sözleşme imzalarken ilgili mevzuatta belirlenen her türlü tutar ve oranı kabul ve taahhüt ettiğini, davacının tacir olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde özetle; mevzuattan kaynaklanan ayrıştırma ve kısmi bölünme nedeniyle davalının davanın tarafı olamayacağı, EPDK kararları iptal edilmeden bu kararlara uyulmasının zorunluluk olduğu, davacının fatura içeriklerini kabul ettiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibari ile; elektrik abonesi olan davacıdan, kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve iletim bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında elektrik satışı konusunda abonelik ilişkisi kurulmuş olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespitiyle uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davalı husumet itirazında bulunmuş, davanın dağıtım şirketi olan ........a yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin yerleşik kararları uyarınca davanın davacı ile abonelik sözleşmesini yapan satış firmasına yöneltilmesi mümkün olduğundan, davalının pazarlamacı sıfatıyla sorumluluğu bulunduğundan husumet itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 08/10/2015 tarih 2014/18311 esas-2015/15438 karar sayılı kararı) Yargılama sıra...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 3

III. Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/638 · K. 2018/499

29 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/622 · K. 2018/694

3 Temmuz 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/326 · K. 2018/600

24 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/642 · K. 2018/348

27 Mart 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/589 · K. 2018/305

5 Nisan 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/438 · K. 2018/932

26 Ekim 2018