Davacı vekili, icra takibine konu senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıları tanımadığı gibi aralarında hukuki veya ticari bir ilişki de bulunmadığını, davalılar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, ... ile girilen hukuki ilişki nedeniyle bu senedin adı geçen davalının borcuna karşılık alındığını, müvekkilinin bu kişi tarafından dolandırılması nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının imzaya itirazı üzerine İstanbul 7. İcra Hukuk mahkemesi nezdinde alınan bilirkişi raporunda yine müvekkili hakkında başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/718 KARAR NO : 2018/422 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 16/09/2014 KARAR TARİHİ: 29/03/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan dava sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, icra takibine konu senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıları tanımadığı gibi aralarında hukuki veya ticari bir ilişki de bulunmadığını, davalılar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, ... ile girilen hukuki ilişki nedeniyle bu senedin adı geçen davalının borcuna karşılık alındığını, müvekkilinin bu kişi tarafından dolandırılması nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının imzaya itirazı üzerine İstanbul 7. İcra Hukuk mahkemesi nezdinde alınan bilirkişi raporunda yine müvekkili hakkında başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili ile ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bu kararın davacının itirazı üzerine reddedilerek kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., takip konusu senedin alacaklısı olmadığını, bu senedin düzenlendiğini bildiğini ancak kime ait olduğunu bilmediğini, diğer davalının tefecilikle uğraştığını, davalının baskısı ve tehditi sonucu zorla bu senette lehtar olarak gösterildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Dava, davacının keşidecisi, davalı ...'ın lehtarı, davalı ...'nın hamil olduğu icra takibine konu 900.000,00-TL bedelli senetteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından 04/07/2012 tarihinde düzenlenen adli tıp rapor ile takip konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğinden davanın ispatlanamadığı kanaatiyle davacının davasının tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş, verilen kararı davacı vekili temyiz etmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/01/2014 tarih 2013/18538 E - 2014/2161 Karar sayılı ilamında "Dosya kapsamında hükme esas alınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada alınan 04.07.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde alınan 18.02.2011, 16.03.2011, 26.12.2011 tarihli bilirkişi heyet raporları da incelenerek senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği üzere dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sy. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereği ancak maddi vakıayı tespit eden ceza mahkeme...