Davacı tarafından davalı aleyhine , davalı tarafından da davacı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 04/03/2014 tarihli personel taşıma hizmet alım sözleşmesine yönelik tedarik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında işin ifasına başlanıldığını ve davalı ile tedarik sözleşmesinin herhangi bir sorun yaşanmadan ifa edildiğini, sözleşmenin 14/03/2016 tarihinde sona ereceğini, tarfların sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair herhangi bir bozucu irade beyanında bulunmaması halinde sözleşmenin bir yıl daha devam edeceğini, davalı tarafından sözleşme sonunda böyle bir talep gelmediği için de sözleşmenin bir yıl daha uzatıldığını, davalı tarafından 29/06/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 14.3 maddesi uyarınca 01/08/2016 tarihinde fesih...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/767 KARAR NO: 2019/668
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 21/07/2016 KARAR TARİHİ: 01/10/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine , davalı tarafından da davacı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 04/03/2014 tarihli personel taşıma hizmet alım sözleşmesine yönelik tedarik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında işin ifasına başlanıldığını ve davalı ile tedarik sözleşmesinin herhangi bir sorun yaşanmadan ifa edildiğini, sözleşmenin 14/03/2016 tarihinde sona ereceğini, tarfların sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair herhangi bir bozucu irade beyanında bulunmaması halinde sözleşmenin bir yıl daha devam edeceğini, davalı tarafından sözleşme sonunda böyle bir talep gelmediği için de sözleşmenin bir yıl daha uzatıldığını, davalı tarafından 29/06/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 14.3 maddesi uyarınca 01/08/2016 tarihinde fesih edildiğininbildirildiğini, ancak sözleşmenin diğer hükümleri uyarınca sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı müvekkilinin yoksun kaldığı karın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, diğer yandan davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararların da manevi tazminat kapsamında davalıdan talep edildiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ihtiyati tedbir yolu ile devamına, fiili zararlarına karşılık 10.000.-TL'nin davalıdan tahsiline, bakiye alacaklarının belirsiz tespitine, kar mahrumiyetine karşılık 10.000.-TL'nin davalıdan tahsiline, bakiye alacaklarının belirsiz tespitine, 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, alacaklarına avans faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından usulüne uygun ve haklı bir şekilde feshedildiğini, taraflar arasında 04/03/2014 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini ve davacı tarafından hizmet verilmeye başlandığını, ancak bir süre sonra servis firması hakkında çok sayıda şikayet gelmeye başladığını, bu hususlarda davacı şirketin birçok kez uyarıldığını, ancak uyarıların neticesiz kalması sebebi ile taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartname gereğince müvekkili tarafından davacıya ceza faturaları düzenlendiğini, devam eden süreçte sorunların düzelmemesi sonucunda ise taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekkili tarafından yapılan fesih bildiriminin de usulüne uygun olduğunu, TBK kapsamında davacının genel işlme koşullarının koruyucu hükümlerinden yararlanmasının hukuken mümkün olmadığ...