Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...... ortağı ve azınlık hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana kar payı almadığını, mali tablolardan haberdar olmadığını, bilgi alma hakkı, kar payı vs. gibi temel haklarının çoğunluk hissedarlar tarafından ihlal edildiğini, ortaklığın müvekkili için ekonomik yönü kalmadığını, müvekkili ile diğer ortakları arasında husumet olduğunu, şirketin sürekli zarar ettiğini ve müvekkilinin borçlu konuma düştüğünü, TTK 531.maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek dava sonuna kadar şirketin tüm taşınır taşınmaz malları ve banka mevduatlarına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava süresince davalı ........'ye kayyum atanmasına, şirketin feshine, mahkemenin taktir yetkisini kullanması...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2018/336 KARAR NO : 2018/629
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ : 18/07/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...... ortağı ve azınlık hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana kar payı almadığını, mali tablolardan haberdar olmadığını, bilgi alma hakkı, kar payı vs. gibi temel haklarının çoğunluk hissedarlar tarafından ihlal edildiğini, ortaklığın müvekkili için ekonomik yönü kalmadığını, müvekkili ile diğer ortakları arasında husumet olduğunu, şirketin sürekli zarar ettiğini ve müvekkilinin borçlu konuma düştüğünü, TTK 531.maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek dava sonuna kadar şirketin tüm taşınır taşınmaz malları ve banka mevduatlarına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava süresince davalı ........'ye kayyum atanmasına, şirketin feshine, mahkemenin taktir yetkisini kullanması halinde müvekkiline pay bedeli ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fesih davası açmak için TTK 531.maddesinde aranan şartları taşımadığını, şirketteki pay oranı itibariyle davacının bu davayı açabilmek için yeterli pay oranına sahip olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, genel kurul kararlarının iptali davası açmak yerine kararların ortaklığı çekilmez hale getirdiğini beyan etmesinin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkillerinden .........'nin kar dağıtma zorunluluğu olmadığını, TTK 509/2 md. gereği şirketin net dönem karından ve serbest yedek akçelerden kar payı dağıtılabileceğini, genel kurullardan 15 gün önce şirkete ait mali tabloların şirket merkezinde hazır edildiğini, pay sahiplerine bilgi alma hakkının açık şekilde kullanmasına olanak sağlandığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği iddiasıyla şirketin feshine karar verilmesinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı TTK'nun 531 maddesine dayalı olarak açılmış Anonim Şirketin haklı sebeple feshi yahut mahkemenin takdir yetkisini kullanarak davacının pay bedeli ödenmek suretiyle davalı şirketten çıkarılması talebine ilişkindir. Davalı taraf davacının davalı şirketteki sermaye payı oranının %4 olup fesih davası açmak için yeterli paya sahip olmadığını, bu yüzden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş, esasa dair cevaplarını da ibraz etmiştir. Davacı vekili ise taleplerinin terditli olduğunu, TTK. 638/2 maddesinin gözönünde bulundurulması gerektiğini, şirketin feshi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma yönünde talepte bulunduklarını açıklamıştır. Davalı şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu belirlenmiştir....