DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2015 KARAR TARİHİ : 26/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yönetim Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 177 sayılı kararı uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 653 sayılı kararı ile tasfiye halindeki ... A.Ş'nin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte külli halefiyet prensipleri çerçevesindeki 05/04/2002 tarihi itibariyle ... A.Ş ile devren birleştirilmesine karar verildiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 109.maddesi hükmü çerçevesinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 07/12/2005 tarih ve 515 sayılı kararı ile müvekkil banka ... A.Ş Ana sözleşmesinin 2.maddesinde belirtilen unvanı "... "...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/760 Esas KARAR NO : 2019/267
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2015 KARAR TARİHİ : 26/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yönetim Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 177 sayılı kararı uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 653 sayılı kararı ile tasfiye halindeki ... A.Ş'nin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte külli halefiyet prensipleri çerçevesindeki 05/04/2002 tarihi itibariyle ... A.Ş ile devren birleştirilmesine karar verildiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 109.maddesi hükmü çerçevesinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 07/12/2005 tarih ve 515 sayılı kararı ile müvekkil banka ... A.Ş Ana sözleşmesinin 2.maddesinde belirtilen unvanı "... " olarak değiştirildiğini, Davalı/Borçlu yetki itirazında haksız olduğunu, Davalı/Borçlunun Zamanaşımı itirazının haksız olduğunu, Borçlu/Davalının zamanaşımı itirazı bulunmakla birlikte işbu itiraz yasanın açık hükmü uyarınca geçersiz bir itiraz olduğunu, hisselerin tamamı TMSF'de bulunan yine yönetim ve denetimi kamu kurumu olan TMSF bünyesinde bulunan müvekkilin alacaklarında 20 yıllık zamanaşımı olduğu hususu kuşkudan uzak olduğunu, bu nedenle zaman aşımına ilişkin itirazlar hukuka aykırı olduğunu, İzah edilen bu sebeplerle itiraz eden davalı/borçlunun itirazının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye, kanuna, Söke Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararına, usule aykırı olması hasebiyle iptali gerekmekte olduğunu, izah edilen nedenlerle tüm itirazların iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davanın yetkili mahkemede açılmadığını, takibin açıldığı icra dairesi yetkili icra dairesi olmadığını, borcun kaynağı olan sözleşme mirasbırakan ile banka arasında yapılmış bir sözleşme olduğunu, müvekilini bağlamayacağını, 1086 sayılı HUMK. Döneminde yetki sözleşmesinin cüzi ve külli haleflerini bağlayacağına ilişkin bir tereddüt bulunmadığını, külli ve cüzi haleflerini bağlaması için bu haleflerin de tacir ve kamu tüzel kişisi olması gerektiğini, maddi bir değer taşımalarına rağmen münhasıran mirasbırakanın şahsi amaçlarının gerçekleştirilmesi veya bizzat onun kişisel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla tesis edilmiş olan ya da başka sebeplerle onun şahsından bağımsız olarak devam ettirilmesi imkanı bulunmayan bazı hukuki statülerin miras yoluyla intikalinin mümkün olmadığı hususunun açık olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, itirazın iptali davasının açıldığı tarihin 20/07/2015 olduğunu, icra iflas kanununun 67/1 maddesinde öngörülen bir senelik süre hak düşürücü niteliğinde olduğunu, ...