Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 29.01.2015 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkili İpragaz A.Ş.nin bayiliğini yaptığını, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 28.01.2020 olduğunu, davalının LPG alım miktarları incelendiğinde, 2017 yılında LPG alımlarının bir önceki yıla göre %85,86 oranında azaldığının görüldüğünü, bu sebeple davalının 01.11.2017 tarihinde gönderilen ihtarname ile LPG alımına başlaması ve düzenli LPG alımına devam etmesi konusunda uyarıldığını, buna rağmen davalı tarafından LPG alımı yapılmadığını, davalının 30 günden uzun süreyle LPG alımı yapmaması ve satışlarında olağanüstü düşüşler meydana gelmesinin bayilik sözleşmesinin 19. maddesi doğrultusunda...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/785 Esas KARAR NO : 2019/282
DAVA : Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2018 KARAR TARİHİ : 25/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 29.01.2015 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkili İpragaz A.Ş.nin bayiliğini yaptığını, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 28.01.2020 olduğunu, davalının LPG alım miktarları incelendiğinde, 2017 yılında LPG alımlarının bir önceki yıla göre %85,86 oranında azaldığının görüldüğünü, bu sebeple davalının 01.11.2017 tarihinde gönderilen ihtarname ile LPG alımına başlaması ve düzenli LPG alımına devam etmesi konusunda uyarıldığını, buna rağmen davalı tarafından LPG alımı yapılmadığını, davalının 30 günden uzun süreyle LPG alımı yapmaması ve satışlarında olağanüstü düşüşler meydana gelmesinin bayilik sözleşmesinin 19. maddesi doğrultusunda müvekkile sözleşmeyi derhal fesih hakkı verdiğini, buna göre müvekkilince 08.02.2018 tarihinde sözleşmenin olağan sona erme tarihinden önce haklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, kendisine ait tüplerin iadesini talep ettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat talepleri bilirkişi tarafından müvekkilince takas edilen davalının depozito alacağı da mahsup edilmek suretiyle hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 1000-TL, kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 1000-TL, cezai şart olarak müvekkilinin takas ettiği davalının irat kaydedilen teminat bedeli olan 17.743,92-TLnin mahsubuyla şimdilik 5.000-TL olmak üzere şimdilik toplam 7.000-TLnin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın gerek cezai şart talepleri gerek kar mahrumiyeti talepleri gerekse de Tüp İmalat bedeline ilişkin talep miktarları davacı yanca belirlenebilecek talepler olduğunu, bu durumda davacı yanın taleplerinin belirli alacak niteliğinde olduğunu, davacı yanın ise davasını belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını, belirsiz alacak davası olarak açılmış davanın HMK 114/1-h ve 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmesini, kar mahrumiyeti ve cezai şart talebi açısından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı yan tarafından haksız şekilde fesih edildiğini, davacı yanın kendisi tarafından haksız şekilde fesih edilen sözleşmeye dayalı olarak talep etmiş olduğu Kar Mahrumiyeti ve Cezai Şart taleplerinin haksız olup esasen MK 2 çerçevesinde Bir Hakkın Açıkça Kötüye Kullanılması mahiyetinde Dürüstlük Kuralı ile de bağdaşmadığını, davacı yanın, Cezai Şart ...