11.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de, Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2020/79, K: 2023/113 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
Mahkememizin 2019/54 Esas sayılı dosyasında sanık … kasten yaralama ve hakaret suçlarından yapılan yargılaması sırasında 06/10/2020 tarihli duruşmada C. Savcısı tarafından basit yargılama usulünün uygulanması talep edilmiş, suça konu olayda uygulanması gereken CMK’nun basit yargılama usulünü düzenleyen 251. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu kanaatine varılarak iptali ve yürürlükte bulunduğu süreçte uygulamada eşitsizliklere ve hak kayıplarına sebebiyet verebileceği düşünüldüğünden yürürlüğünün durdurulması hususunda Anayasa Mahkemesine başvuru zarureti hasıl olmuştur. Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesine göre herkes temel haklardan olan adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı kapsamında, doğrudan doğruyalık, duruşmada hazır olma, yüz yüzelik, çelişmeli yargılama, hukuki belirlilik, aleni yargılama, kanun önünde eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği hakları da bulunmaktadır. 7188 s. Kanunun 24. ve 25. maddeleriyle 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunun 251 ve 252. maddelerinde yapılan düzenlemeyle yürürlüğe giren basit yargılama usulünün aşağıdaki gerekçelerle Anayasaya aykırı olduğu kanaati varılmıştır. Basit yargılama usulünün uygulanmasının “...basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme ile hakimin takdirine bırakılmış olması ve takdir hakkının kullanılmasına ilişkin hiçbir somut, soyut (subjektif) ölçüt bulunmaması nazara alındığında ülke genelinde uygulama yönünden istikrar sağlanması mümkün olmayacak, içtihat birliğinin bu usulün zorunlu olarak uygulanması suretiyle sağlanması halinde de kanunda hakime tanınan yetkinin tamamen kaldırılması nedeniyle bizzatihi kanunun kendisine de aykırı uygulamaya yol açacak, sanıkların kendileri hakkında uygulanabilecek ceza hükümleri ve ceza miktarını değiştirebilecek olması hasebiyle maddi hukuka ilişkin olan usul hükümlerini önceden bilmeleri, öngörebilmeleri mümkün olmayacak, aynı suçu işleyen sanıkların aynı Mahkemede dahi bu takdir hakkından kaynaklı olarak farklı cezalarla cezalandırılabilmesine sebebiyet verecek ve tüm bu haller hukuki güvenlik ilkesine aykırı olacaktır. Aynı şekilde suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hangi fiillerin suç sayıldığının ve bu fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kanunda gösterilmesi; kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birisi de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın açık ve duruşmalı yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı yargılama faaliyetinin işleyişini denetime açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletinin en önemli gerçekleştirme araçlarından birisini oluşturur. Özellikle ceza davalarında yargılamanın duruşmalı ve aleni yapılması silahların eşitliği ilkesinin ve savunma haklarının güvencesini oluşturur. Mah...