19.9.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2022/100, K: 2023/114 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… 1- 7409 sayılı Avukatlık Kanunu ile Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen 1136 sayılı Kanun’un 177. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırılığı Dava konusu kural ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Adli yardım bürosu” başlıklı 177. maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak birden fazla baronun bulunduğu illerde her bir baronun adli yardım bürosu oluşturması öngörülmüştür. Oysa daha 2020 yılında yapılan 7249 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değişiklikle aynı maddeye yapılan ekleme ile birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosunun, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulmasına ilişkin bir hüküm eklenmiştir. Ancak daha iki yıl geçmeden söz konusu fıkra, dava konusu kuralla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: “Birden fazla baronun bulunduğu illerde her bir baro tarafından adli yardım bürosu oluşturulur. Yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır.” Böylece her baronun ayrı ayrı adli yardım bürosu kurması öngörülmüştür. Bu kuralı aynı zamanda 7409 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle 1136 sayılı Kanun’un 180. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte değerlendirmek gerekmektedir. Söz konusu hükümle adli yardım büroları için genel bütçeden ayrılarak Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılan payın barolar arasında paylaşımına ilişkin yeni bir düzenleme öngörülmüştür. Birden fazla baro olan illerde söz konusu baroların payının belirlenmesinde üye sayısı az olan barolar lehine eşitsiz bir paylaşım öngörülmüştür. Bu hükümlerin amacının siyasi iktidara yakın olan ikinci baroların yeterince rağbet görmemiş olması dolayısıyla bu baroların gelirlerini artırmak suretiyle avukatların bu barolara üye olmasının özendirilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kamusal bir meşruiyet barındırmayıp partizan bir nitelik taşıyan mezkûr saik temelinde temellenen söz konusu düzenlemeler, Anayasa’ya aykırılık oluşturmaktadır. Bir ilde iki ayrı adli yardım bürosunun olması uygulamada vatandaşların baro tercihinde bulunmasını zorunlu hale getirmektedir. Bilindiği üzere; adli yardım hizmeti, savunma hakkı, adil yargılanma ilkesi çerçevesinde adalet hizmeti üst başlığı altında verilen bir kamu hizmetidir. Avukatlar tarafından verilen adli yardım hizmeti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 177. maddesinin 1. fıkrası ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca baro yönetim kurulu tarafından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yerine getirilir. Adli yardımın amacı, Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nin 1. maddesinin ikinci fıkrasında şu şekilde ifade edilmektedir: “Hukuk bilgilerini bilimsel verilerden ayrılmaksızın ve bilimin yöntemlerini kullanarak somut olaylara uygulayabilen, yargılama süresince yargılama faaliyetinin yönetimine ve kararın oluşumuna etkin biçimde katılabilen, meslek ilk...