22.10.2024 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 Tarihli ve E: 2023/200, K: 2024/103 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni davacı banka ile davalı ... arasında akdedilmiş bulunan kredi sözleşmeleri gereğince davalı ...'in vekil edeni bankadan kredi kartları ile kredi kullandığını, davalı borçlu ...’in sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmemesi üzerine hakkında Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup icra dosyasının halen derdest olduğunu, borçlu ...'in borcunu karşılayacak malvarlığının bulunmadığının anlaşılması üzerine borçluya ait pasif tapu kayıtlarının (devredilen taşınmazlara ilişkin) tespitine yönelindiğini, yapılan araştırma neticesinde, Ankara İli Çankaya İlçesi Aziziye Mahallesi ... Ada ... Parsel Kat.1 B.B.No....' da tapuya kayıtlı mesken nitelikli taşınmazın 3/8 hissesinin davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ve borçlu ...'in babası olan ...'a 24.10.2019 tarihinde devredildiğinin tespit edildiğini, taşınmazın, gerçek değerinin çok altında devredilmiş olup, devir bedelinin düşüklüğü ve ivazlar arasındaki farkın tek başına İ.İ.K. 278/III-2 bendi gereğince bu tasarrufların iptale tabi olmaları için yeterli olduğunu, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeriyle satış bedeli arasındaki farkın, yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya konulacak olup, ivazlar arasındaki farkın İ.İ.K. 278/III-2 bendi gereğince bağışlama hükmünde olduğundan, dava konusu devrin iptale tabi bir tasarruf olduğunu, işlemin gerek İİK.md.277 vd. hükümleri gerekse de BK.md.19 hükmü uyarınca iptale tabii olduğu anlaşıldığını, devir işleminin davalı borçlunun müvekkiline Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ile borcunun doğumundan sonra vekil edeni bankanın kendisi hakkında takibe girişmesinden hemen önce olduğunu, bu haliyle borçlunun, alacaklılarını ızrar ve mal kaçırma kastı ile hareket ettiğinin sabit olduğunu, borçlu ...'in taşınmazdaki 3/8 hissesini devralan diğer davalı ...'un borçlunun babası olduğunu, mevcut taşınmazın davalı/borçlu tarafından, diğer davalıya bağışlanmış olduğu ortada olup, taşınmazın devri yönündeki tasarrufun İİK.md.278 hükmü uyarınca müvekkili yönünden iptali ile taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi gerektiğini, davalıların huzurdaki davadan haberdar olması halinde taşınmazı, tıpkı dava konusunu oluşturduğu üzere haciz tehdidinden korumak maksadıyla üçüncü kişilere devretme ihtimalleri bulunduğunu, yine başkaca alacaklıların dava açarak taşınmaz kaydına ihtiyati haciz koydurmaları durumunda da müvekkili şirketin zarara uğrayacağını, huzurdaki davanın müvekkili şirket açısından hiçbir anlamı kalmayacağını, dava konusu taşınmaz üzerine İİK.md.281/2 hükmü uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, dava konusu edilen tasarrufun iptaline karar verilmesini, iptali istenen tasarrufa konu Ankara İli Çankaya İlçesi Aziziye Mah. ... Ada ... Parsel Kat.1 B.B.No....' da tapuya kayıtlı mesken nitelikli taşınmazın 3/8 hissesi üzerine takdiren teminatsız olarak, İİK.md.281 hükmü uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, davalarını...