19.9.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2022/110, K: 2023/115 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“ 741 7 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen 5434 sayılı Kanun’un mülga ek 70. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı 741 7 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga ek 70. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ikinci fıkrasında değişiklikler yapılmıştır. Buna göre; “b) Zam, tazminat ve ödenekler ile benzeri ödemeler toplamına karşılık gelmek üzere en yüksek Devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) brüt tutarının; - Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlarda % 255’ine, - Ek göstergesi 7800 (dahil) - 8400 (hariç) arasında olanlarda % 215’ine, - Ek göstergesi 7000 (dahil) - 7800 (hariç) arasında olanlarda % 195’ine, - Ek göstergesi 5400 (dahil) - 7000 (hariç) arasında olanlarda % 165’ine, - Ek göstergesi 3600 (dahil) - 5400 (hariç) arasında olanlarda % 145’ine, - Ek göstergesi 2800 (dahil) - 3600 (hariç) arasında olanlarda % 85’ine, Diğerlerinde % 55’ine, tekabül eden miktarı, emeklilik keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulur.” Görüldüğü gibi (b) bendinde yapılan değişiklikle kamu görevlilerinin emeklilik kesenekleri ve kurum karşılıklarının miktarı ek gösterge sayısına göre en yüksek Devlet memuru aylığının brüt tutarının belli bir yüzdesi olarak belirlenmiştir. Ancak ikinci fıkrada yapılan değişiklikle bu kesenek oranlarını, ayrı ayrı veya birlikte üç katına kadar artırmaya, ek gösterge gruplarını değiştirmeye ve personel kanunlarında yer alan ek göstergelerin artırılması halinde gruplardaki ek göstergeleri yeniden düzenlemeye Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. Bu kural açıkça Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre memurların ve kamu görevlilerinin aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin yasa ile düzenlenmesi zorunludur. Kamu görevlilerinin emeklilik keseneklerinin miktarı hem aldıkları aylıkların miktarını etkilemekte hem de emekli olduktan sonra alacakları ikramiye ve emekli aylıklarının miktarının belirlenmesinde esas belirleyicilerden birisidir. Dolayısıyla dava konusu kural, hem kamu görevlilerinin aylıklarını hem de daha sonra alacakları emekli ikramiyesi ve emekli aylığını etkileyen bir düzenlemedir. Tıpkı aylıkları gibi, kamu görevlilerinin alacağı emekli ikramiyesi ve emekli aylığının özlük hakları kapsamında olduğuna kuşku yoktur. Bu nedenle kamu görevlilerinin aylık ve ödeneklerini ve özlük haklarını etkileyen konuların kanunla düzenlenmesi zorunludur. AYM’nin farklı kararları, kanunilik ilkesinin gereklerinin ancak maddi anlamda bir kanun aracılığıyla sağlanabileceğini Anayasa’nın diğer bazı maddeleri bağlamında ifade etmiştir: Anayasa'nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilm...