Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili kooperatifin inşaatlarında 2005 Aralık ayında çalışmaya başladığını, davalı şirket yöneticileri ile fikir birliği içindeki eski kooperatif yöneticilerinin 2005 yılı sonundan 2011 yılı Haziran ayına kadar yapılması gereken tüm inşaat işlerini ve bu inşaat işlerine ilave kooperatif adına her türlü işi hiçbir ihale yapmadan, kooperatif genel kuruluna bilgi vermeden ve yönetim kurulunda görüşmeden davalı şirkete yaptırdığını, 25/06/2011 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda eski yöneticilerin ve denetim kurulu üyelerinin azline ve hesap tetkik komisyonu kurularak yapılan suistimal varsa araştırmasına karar verildiğini ancak, 18/06/2011 tarihinde davalı şirket ile kooperatifin iki yönetim kurulu üyesi...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/328 Esas KARAR NO : 2019/197 DAVA : Menfi Tespit - İstirdat DAVA TARİHİ: 30/12/2011 KARAR TARİHİ: 21/03/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili kooperatifin inşaatlarında 2005 Aralık ayında çalışmaya başladığını, davalı şirket yöneticileri ile fikir birliği içindeki eski kooperatif yöneticilerinin 2005 yılı sonundan 2011 yılı Haziran ayına kadar yapılması gereken tüm inşaat işlerini ve bu inşaat işlerine ilave kooperatif adına her türlü işi hiçbir ihale yapmadan, kooperatif genel kuruluna bilgi vermeden ve yönetim kurulunda görüşmeden davalı şirkete yaptırdığını, 25/06/2011 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda eski yöneticilerin ve denetim kurulu üyelerinin azline ve hesap tetkik komisyonu kurularak yapılan suistimal varsa araştırmasına karar verildiğini ancak, 18/06/2011 tarihinde davalı şirket ile kooperatifin iki yönetim kurulu üyesi arasında hesap mutabakatı ve muacceliyet sözleşmesi başlıklı bir belge ile kooperatifin borcunun 198.500 TL olduğunu ve bu borcun tasfiyesi için beş adet bono tanzim edildiğini, bu bonolardan birinin zamanında ödenmemesi halinde ise tamamının muacceliyet kazanacağına ilişkin bir sözleşme bulunduğunun anlaşıldığını, bu sözleşme kapsamında toplam 198.500 TL tutarlı beş adet bononun davalı şirkete verildiğini, ayrıca 15/06/2011 tarihli ve 223.800,24 TL meblağlı havuz bakım ve temizlik faturası bulunduğunu, 25/06/2011 tarihli genel kurulda 18/06/2011 tarihli sözleşmeden ve bonolardan söz edilmediğini, bu nedenle bonoların genel kurul yapılıp eski yöneticilere azil edildikten sonra eski yöneticiler tarafından eski tarihli olarak tanzim edildiği intibanın uyandığını, kooperatifin böyle bir borcu bulunamayacağını düşünen yeni yönetim kurulunun gerek davalı şirkete gerekse kooperatifin eski yöneticilerine noterden muhtelif ihtarlar gönderdiğini ancak, bonoların dayanakları konusunda hiçbir bilgi verilmediğini, davalı şirketin ise İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bunun üzerine taraflarınca borca yeter değere sahip üç adet daire üzerine haciz konulmasının talep edildiğini, işlerin birim fiyatlarının mahalli rayiçlere göre yeniden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle takip konusu yapılan bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %40 oranında kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/11/2014 tarihli ıslah dilekçesinde, yargılama sırasında 198.500 TL bedelli bonolar yönünden icra dosyasına yatırılan toplam 262.628,60 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2005 yılından bu yana davalı kooperatifle çalışmasını sürdürdüğünü, anlaşmaların karşılıklı imzalandığını ve edimlerin yerine getirildiğini, müv...