Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin tekstil sektöründe "..." unvanı ile bilinen patentli markanın sahibi olarak....Ltd.Şti'nin ortakları olduklarını, markanın kullanımı ile ilgili olarak müvekillerinin 16/04/2012 tarihinde davalıların hissedarı olduğu ....A.Ş ile 10 yıllık süre için marka kullanımı ile ilgili lisans sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu sözleşme her ne kadar iki şirket arasında yapılmış ise de, sözleşme konusu tescilli "...." markasının kullamı için belirlenen marka kullanım bedelinin ödenmesinde, tüzel kişilerin değil, tüzel kişi ortakların şahsi sorumluluk üstlendiklerini, bu doğrultuda sözleşme alacaklısının şirketin ortakları olan müvekilleri, borçlunun ise davalının tüm hissedarları olan davalı şahıslar olduklarını,...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/253 KARAR NO : 2019/28
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/06/2018 KARAR TARİHİ : 07/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2019
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin tekstil sektöründe "..." unvanı ile bilinen patentli markanın sahibi olarak....Ltd.Şti'nin ortakları olduklarını, markanın kullanımı ile ilgili olarak müvekillerinin 16/04/2012 tarihinde davalıların hissedarı olduğu ....A.Ş ile 10 yıllık süre için marka kullanımı ile ilgili lisans sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu sözleşme her ne kadar iki şirket arasında yapılmış ise de, sözleşme konusu tescilli "...." markasının kullamı için belirlenen marka kullanım bedelinin ödenmesinde, tüzel kişilerin değil, tüzel kişi ortakların şahsi sorumluluk üstlendiklerini, bu doğrultuda sözleşme alacaklısının şirketin ortakları olan müvekilleri, borçlunun ise davalının tüm hissedarları olan davalı şahıslar olduklarını, sözleşme uyarınca belirlenen aylık marka kullanım bedellerinin başlangıçta davalılarca düzenli olarak müvekillerine ödendiğini, ancak davalıların ilk beş yılın bitimine yaklaşık iki yıl kala noter kanalı ile sözleşmede ikinci beş yıllık dönem için kendilerine tanınan tek taraflı fesih hakkını kulanacaklarını bildirdiklerini ve sözleşmeyi feshederek kalan beş yılın ödemeleri için düzenleyip müvekillerine teslim ettikleri senetleri müvekillerinden geri aldıklarını, davalıların fesih ihbarından sonra sözleşme 16/05/2017 tarihinde sona ermesine rağmen, davalıların sözleşme konusu markayı, davalı şirketin işyerinde ve ticari faaliyetlerinde fiilen kullanmaya devam ettiklerini iddia ederek, sözleşmeden kaynaklanan haklarla ilgili uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000 USD'nin tahsilini ve alacağa temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde düzenlenen faiz oranının uygulanmasını talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, davacıların "..." markası üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı mevcut olmadığından, davada davacı sıfatlarının bulunmadığını, bir hakkı dava etme yetkisinin kural olarak o hakkın sahibine ait olduğunu, davaya konu marka ile ilgili her türlü hakkın münhasıran ...Ltd.Şti'ye ait olduğunu, ayrıca davalılar ..., ..., ... ve ...'ın davacıların imzaladıkları 16/04/2012 tarihli şirket hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...Ltd.Şti.'nin toplam %50 hissesini devraldıklarını, aynı tarihte davalı gerçek kişilerin hissedarı olduğu davalı ... firması ile dava dışı ... Şirketi arasında 16/05/2012 tarihli bir lisans sözleşmesi akdedildiğini kullanımın da bu sözleşmeye dayalı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesi ile, "..." ibareli markaların dava dışı ....şirketi adına tescilli olduğunu, bu nedenle söz konusu m...