T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/644 Esas KARAR NO : 2018/198 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2016 KARAR TARİHİ : 22/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafça düzenlenen faturalarda kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım,.... ve iletim bedeli, trafo/demir kaybı adı altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 3. H.D'nin Yargıtay HGKnun 2013/7-2454 E., 2014/679 Karar sayılı kararı ile bu bedeller adı altında alınan kazancın haksız olduğu ve iadesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek şimdilik 4000 TLnin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/644 Esas KARAR NO : 2018/198 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2016 KARAR TARİHİ : 22/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafça düzenlenen faturalarda kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım,.... ve iletim bedeli, trafo/demir kaybı adı altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 3. H.D'nin Yargıtay HGKnun 2013/7-2454 E., 2014/679 Karar sayılı kararı ile bu bedeller adı altında alınan kazancın haksız olduğu ve iadesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek şimdilik 4000 TLnin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yargı yolu itirazında bulunduklarını, zira davanın Danıştay'da açılması gerektiğini, ayrıca husumet itirazında bulunduklarını, zira 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik piyasasında dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrı tüzelkişilikler altında yürütülmesine karar verildiğini, bu çerçevede ..... tarafından yapılmakta olan satış ve tahsilat faaliyetlerinin ayrışma sonrası müvekkili tarafından devralındığını, dava konusu bedellerin müvekkili tarafından aracı sıfatıyla tahsil edilmekte olup kayıp kaçak bedelleri ve diğer bedellerin ilgili dağıtım şirketlerine yani .....a aktarılmakta olduğunu, husumetin de ona yöneltilmesi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, derdestlik itirazında da bulunduklarını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin kullanıcılara yansıtabileceği tarifenin EPDK tarafından belirlenmekte olduğunu, faturalarda yer alan bedellerin tamamının elektrik enerjisinin maliyet unsurlarını kapsamakta olduğunu, kaldı ki davacının müvekkili ile sözleşme imzalarken ilgili mevzuatta belirlenen her türlü tutar ve oranı kabul ve taahhüt ettiğini, ayrıca 6446 sayılı kanunun ilgili hükümlerini değiştiren 6719 sayılı kanunun belirtilen hükümlerinin aynı zamanda devam eden uyuşmazlıklara da uygulanacağının yasa metninde açıkça belirtilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Dava, hukuki niteliği itibari ile; elektrik abonesi olan davacıdan, kayıp-kaçak, sayaç okuma, personel sayaç okuma, dağıtım, ..... ve iletim sistemi kullanım bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında elektrik satışı konusunda abonelik ilişkisi kurulmuş olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespitiyle uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir. HMK 114/1-b maddes...