Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında 2009 yılından bu yana düzenli şekilde devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkillerinden sözleşme dışı haksız bedeller tahsil edildiğinin görüldüğünü, sözleşmeye aykırı şekilde ciro primi, katılım bedeli, hedef zararı, koşulsuz prim, gün zararı v.s gibi isimler altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, hukuki bir dayanağı bulunmayan bu bedellerin müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkilinin alacaklarının hiçbir zaman süresinde ödenmediğini belirterek, davalı şirketin sözleşmelere aykırı şekilde müvekkillerinden fazladan yaptığı tahsilatlarının fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin, müvekkillerinin...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1114 KARAR NO: 2019/682
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 29/11/2018 KARAR TARİHİ: 19/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında 2009 yılından bu yana düzenli şekilde devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkillerinden sözleşme dışı haksız bedeller tahsil edildiğinin görüldüğünü, sözleşmeye aykırı şekilde ciro primi, katılım bedeli, hedef zararı, koşulsuz prim, gün zararı v.s gibi isimler altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, hukuki bir dayanağı bulunmayan bu bedellerin müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkilinin alacaklarının hiçbir zaman süresinde ödenmediğini belirterek, davalı şirketin sözleşmelere aykırı şekilde müvekkillerinden fazladan yaptığı tahsilatlarının fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin, müvekkillerinin sözleşmelerde kararlaştırılan vadelerden sonra ve kısım kısım ödeme alması sebebiyle uğradığı zararların fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle tüm tedarikçi sözleşmelerinde ve alan tahsis sözleşmelerinde yetkili mahkemenin belirlendiğini, İstanbul Anadolu Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisinin taraflarca kabul edildiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirketin devam eden 5 yıllık ticari ilişki boyunda sözleşmelere uygun kesilen faturaları kabul ederek, mutabakatları onaylamaları ve ticari ilişki bittikten sonra cira, katılım, v.s gibi prim bedellerinin iadesini talep etmesinin akde vefa ilkesinin ihlali olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER : (1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; taraflarca bildirilen delliler celp olunmuştur.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; itirazın alacak istemine yöneliktir. Taraflar arasında imza edilen Alan Tahsis Sözleşmesi ve 2011-2015 yılları itibariyle tanzim olunan Tedarikçi Sözleşmeleri nazarında yetki şartının kararlaştırıldığı, davanın iş bu sözleşmelere aykırılık temelinde ikame edilip zarar tazmini istemine yönelik olduğu, süresi dahilinde yapılan yetki itirazı uyarınca 6100 Sayılı HMK 17. Maddesine göre yetki şartının tacir olan taraflar nezdinde bağlayıcı nitelikte olduğu anlaşıldığından yetki itirazının kabulü ile dosyanın uyuşmazlığı çözmekte yetkili mahkeme olan İstanbul (Nöbetçi) Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki karar oluşturulmuştur.
(IV) KARAR : (1)HMK 17. Maddesi kapsamında Mahkememizin yetkisiz oluşu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, Yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, (2)6100 sayılı HMK'nun 20-(1) maddesi uyarınca...