Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına kayden başlatılan takibe süresi içinde itiraz edildiğini, davalı yanca İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davası karşısında, davalıya karşı müvekkilinin borcu olmadığını tespite yarar işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı firmanın çeyiz ürünleri satan ve senetle perakende satış yapan bir firma olduğunu, dava konusu gerçek olmayan borca dayanak gösterilen sözleşmenin tarihi belirtilmemiş bir sözleşme ve 30.03.2009 tarihli bir senede dayandırıldığını, bu sözleşme incelendiğinde müvekkilin, kendisinin daha önceden davalı firmayla alışveriş yapmış olması nedeniyle...
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/12 KARAR NO : 2019/105 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ: 10/01/2019 KARAR TARİHİ: 29/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına kayden başlatılan takibe süresi içinde itiraz edildiğini, davalı yanca İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davası karşısında, davalıya karşı müvekkilinin borcu olmadığını tespite yarar işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı firmanın çeyiz ürünleri satan ve senetle perakende satış yapan bir firma olduğunu, dava konusu gerçek olmayan borca dayanak gösterilen sözleşmenin tarihi belirtilmemiş bir sözleşme ve 30.03.2009 tarihli bir senede dayandırıldığını, bu sözleşme incelendiğinde müvekkilin, kendisinin daha önceden davalı firmayla alışveriş yapmış olması nedeniyle attığı açığa imzalardan birinin üzeri doldurularak icra takibinin başlatıldığını veya sözleşmedeki imzanın müvekkilinin imzasına pek de benzememesi nedeniyle bu imzanın kendisine ait olmadığının müvekkilce fark edildiğini, davalı yanca önceden bazı senetlere ilişkin icra takibi başlatılmışsa da müvekkil tarafından bu senetlere ilişkin açılan menfi tespit davasında bu senetlerin müvekkil aleyhine borç doğurmadığının ispatlandığını, kararın onandığını, davalı yanca senede dayanak gösterilen sözleşme incelendiğinde, bu sözleşmenin 240 adet el havlusu, 34 adet banyo havlusu, 45 adet havlu ve iki adet nevresim takımının satışı ile ilgili bir alım-satım sözleşmesi olduğu ilk bakışta düşünülse bile, bu sözleşmenin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin daha önceden bir tüketici olarak davalı yandan birtakım tüketici sıfatını aşmayacak düzeyde ürünler aldığını ve borcunu ödediğini ancak davalı yanca müvekkilin imzası taklit edilerek ya da açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle müvekkile daha önceden tarih kısımlarını boş olarak imzalattırılan senetlere dayanak oluşturulmaya çalışıldığını, her ne kadar bahsi geçen sözleşmede, davalının kendi belirttiği ve müvekkilinin sözleşmenin imzalanması sırasında değiştirtmeye imkanı bulunmayan ibareler arasında malzemelerin teslim alındığına ilişkin bir ibare varsa da, bu ibarenin geçerli olmadığını, öte yandan bahsi geçen sözleşme incelendiğinde teslime ilişkin hükmün alternatifinin matbu sözleşmeden anlaşılır olmadığını, müvekkilin davalı yan tarafından matbu şekilde hazırlanan bu sözleşmeyi hazırlarken malın teslim alınmadığını gösterir bir ibareyle sözleşmede bunu belirtme imkanının bulunmadığını, müvekkilinin yeterli derecede bilgilendirilmediği için kendisine sunulan koşulları kabul etmekten başka şansı olmadığını, davalı yanın müvekkilin imzalamış olduğu iddia edilen sözleşmeyi, davalı yanın imzası olmadan takibe koyduğunu, ortada davalı yanın irade beyanı olmadan bir sö...