Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kağıt laminasyon makinesi revizyonu için ödenen bedel nedeniyle 46.000 TL asıl alacak bedeli üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğunu ve tebligat kanunu hükümlerini ihlal ederek takibi kesinleştirdiğini, tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili yaptıkları şikayetin İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının davalıya icra takibi iddia edilen hiçbir borcu bulunmadığını, zira davalının iddia ettiği alacağının kaynağı olan hiçbir belgeyi dosyaya ibraz etmediğini, HMK.200 maddeye göre davalının iddia ettiği alacağı senetle ispat etmesinin zorunlu olduğunu, icra takibine dayanılarak...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARIDIR ESAS NO : 2014/1060 KARAR NO : 2018/172 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2014 KARAR TARİHİ : 13/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kağıt laminasyon makinesi revizyonu için ödenen bedel nedeniyle 46.000 TL asıl alacak bedeli üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğunu ve tebligat kanunu hükümlerini ihlal ederek takibi kesinleştirdiğini, tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili yaptıkları şikayetin İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının davalıya icra takibi iddia edilen hiçbir borcu bulunmadığını, zira davalının iddia ettiği alacağının kaynağı olan hiçbir belgeyi dosyaya ibraz etmediğini, HMK.200 maddeye göre davalının iddia ettiği alacağı senetle ispat etmesinin zorunlu olduğunu, icra takibine dayanılarak 20/02/2014 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, bunun üzerine davacının özellikle müşteriye satılmış ve teslim edilmek üzere olan laminasyon makinasının kaldırılması tehditi altında borcu kabul etmek zorunda kaldığını ve 5.000 TL ödeme yaptığını, yine babası ...'ında aynı tehdit altında icra kefili olmak zorunda bırakıldığını, 26/02/2014 tarihinde davacının işyerine tekrar hacze gelinerek bu sefer yine haciz ve muhafaza tehditi altında annenin işyerine gelmesi sağlanarak anneninde icra kefili olmasının sağlandığını, ayrıca 5.000 TL daha ödemek zorunda bırakıldığını, bu nedenlerle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra tehditi altında tahsil edilen 10.000 TL.nin ticari faizi ile davalıdan istirdatına, davalının haksız yere davacıyı icraya vererek davacıyı zarara soktuğu için faizli toplam alacak olan 53.041,15 TL üzerinden davalı alacaklının %20 tazminata mahkum edilmesine, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının yürütülmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, avukatlık ücreti dahil yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra memuru huzurunda ve farklı tarihlerde düzenlenen iki ayrı tutanakta açıkça borca itirazım yoktur, borcu kabul ediyorum diyerek beyanda bulunduğunu ve beyanını imzası ile tasdik ettiğini, davacının bu beyanından sonra borcu ödemek için taksitlendirme talebi ile taahhütte de bulunduğunu, ayrıca davacının anne ve babasının da borca kefil olarak onlarında ödeme beyanında bulunduklarını, icra tutanakları resmi belgeler olup HMK.187 ve 188.maddelerine göre bu tutanaklarda yapılan ikrarın mahkeme içi ikrar olarak kabul edildiğini, HMK.gereğince de mahkeme içi ikrarda bulunan bir kişinin bu ikrarını kolaylıkla yok saymasının kesinlikle mümkün olmadığını, konu...