Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın babası muris ...'ın 15/11/2014 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, murisin vefatı sonrası evinde yapılan temizlik esnasında davalı banka nezdinde muris adına açılmış 2 adet vadeli tasarruf mevduat hesabı ile ilgili hesap cüzdanlarının bulunduğunu, bunun üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek söz konusu hesaplara ait bakiyelerin sorulduğunu, davalı bankaca gönderilen cevabı yazıda murise ait hesaplara rastlanmadığını, hesap tarihinden itibaren 32 yıl geçmiş olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, başkaca bir belge sunulmadığını, gerek mevduat hesabı açılış tarihinde yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. Maddesi ve gerekse 2005 yılında yürürlüğe...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/874 Esas KARAR NO : 2018/429 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2016 KARAR TARİHİ : 18/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın babası muris ...'ın 15/11/2014 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, murisin vefatı sonrası evinde yapılan temizlik esnasında davalı banka nezdinde muris adına açılmış 2 adet vadeli tasarruf mevduat hesabı ile ilgili hesap cüzdanlarının bulunduğunu, bunun üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek söz konusu hesaplara ait bakiyelerin sorulduğunu, davalı bankaca gönderilen cevabı yazıda murise ait hesaplara rastlanmadığını, hesap tarihinden itibaren 32 yıl geçmiş olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, başkaca bir belge sunulmadığını, gerek mevduat hesabı açılış tarihinde yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. Maddesi ve gerekse 2005 yılında yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. M.si gereğince bankalar nezdindeki mevduat alacağından hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde yapılacak ilanı müteakiben fona gelir kaydedilir hükmünü içermesine rağmen davalı bankanın hesap sahibine yapılan bildirimi ve ilanı belgeleyemediğini, ayrıca fona gelir kaydedildiği bilgisinin de mevcut olmadığını, bu nedenle davaya konu hesap bakiyeleri taraflarınca belirlenemediğinden belirsiz alacak davasının kabulü ile söz konusu mevduat hesaplarında belirlenecek alacak miktarı bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL alacağın davalı bankadan dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte veraset ilamındaki pay oranında davalı bankadan dava tarihinden itibaren faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak davacı yanca belirlenememesi gerektiğini, alacağın belirli veya belirlenebilir olması durumunda belirsiz alacak davası açılamayacağını, davaya konu hesapların açılış tarihinden itibaren 32 yıl geçtiğini, bu süre zarfında hesaplardaki paranın çekilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hesap cüzdanlarının kıymetli evrak vasfında olmaması nedeniyle hesap cüzdanı ibraz etmeksizin hesaplardan para çekilebileceğini, bankacılık kanunu gereği 10 yıl süre ile aranmayan her türlü hesabın TMSF'ye devredildiğini, davacının hesap cüzdanı ibraz etmeksizin 10 yıllık süre içinde parayı çektiğinin anlaşıldığını, hesaplarla ilgili müvekkili bankanın belge saklama yükümlülüğünün işlem tarihind...