Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/349 · K. 2020/407
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/349 K. 2020/407

E. 2018/349K. 2020/40725 Kasım 2020
tazminathaksız rekabetmanevi tazminatmaddi tazminatbilirkişi raporumaddi ve manevi tazminattazminat davasımarka hakkıtedbir kararıbozma kararıihtiyati tedbirsebepsiz zenginleşmehaksız fiil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Marka Tecavüzünün Tespiti, Haksız Rekabetin Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 08/02/2012 KARAR TARİHİ : 25/11/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Tecavüzünün Tespiti, Haksız Rekabetin Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Talepli asıl ve Marka Hükümsüzlüğü Talepli birleşen davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 60 yıla yakın bir süredir mücevherat sektöründe faaliyet göstermekte olup, bir çok yabancı markanın distribütörlüğünü aldığını, müvekkili adına TPE nezdinde "..." ibareli marka başta olmak üzere başka marka tescillerinin de bulunduğunu, tüm bunlarının yanı sıra "..." ibareli markanın TPE tarafından 24.12.2010 tarihli karar ile tanınmış marka statüsüne alındığını, buna karşın davalı tarafından üretilen çeşitli kozmetik ve parfümeri...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/349 Esas KARAR NO : 2020/407

DAVA : Marka Tecavüzünün Tespiti, Haksız Rekabetin Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 08/02/2012 KARAR TARİHİ : 25/11/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Tecavüzünün Tespiti, Haksız Rekabetin Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Talepli asıl ve Marka Hükümsüzlüğü Talepli birleşen davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 60 yıla yakın bir süredir mücevherat sektöründe faaliyet göstermekte olup, bir çok yabancı markanın distribütörlüğünü aldığını, müvekkili adına TPE nezdinde "..." ibareli marka başta olmak üzere başka marka tescillerinin de bulunduğunu, tüm bunlarının yanı sıra "..." ibareli markanın TPE tarafından 24.12.2010 tarihli karar ile tanınmış marka statüsüne alındığını, buna karşın davalı tarafından üretilen çeşitli kozmetik ve parfümeri ürünlerinde müvekkiline ait "..." ibareli markasının aynen kullanıldığını, bu durumun müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkil şirketin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı ile müvekkile ait "..." ibareli markaları taklit ettiğini ve tüketicileri yanılttığını, ibareler arasındaki benzerlik sonucu markalar ve ürünler arasında bağlantı olduğu düşüncesinin oluşacağını, davalının bu şekilde kullanımının aynı zamanda TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalının müvekkili şirkete ait tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve 10.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.000 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "..." markasının tarihçesinin 1950'li yıllarda İtalya'nın ... kentinde doğduğunu 1972 yılında tüm üretimini Türkiye'ye taşıdığını; TPE nezdinde tanınmış markalar listesine kaydedildiğini, müvekkilinin "..." ibareli seri markaları bulunduğunu, ayrıca TPE nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markasının da mevcut olduğunu, müvekkilin tescilli markasını kullanımından doğan hiçbir eyleminin tecavüz veya haksız teşkil etmediğini; müvekkilin kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini, markaların kullanıldığı sektörlerin farklı olması sonucu tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin söz konusu olmadığı, müvekkilin özellikle "..." markasını kullanmak suretiyle meydana getirdiği bir tecavüzün söz konusu olmadığını, kaldı ki, müvekkile ait "..." markalı parfümlerin tüketici nezdinde oldukça tanınmış hale geldiğini ve ayırt edicilik kazandığını, ayrıca müvekkil şirketin Türkiye ve Dünya çapında oldukça tanınmış markalara sahip prestijli bir firma olup başka firmalarının markaları üzerinden kazanç sağlamaya ihtiyacı olmadığını; belirterek davanın...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 58

3. Kişilik hakkının zedelenmesi

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 18

I - Genel olarak

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 54

I - Amaç ve ilke

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 55

II - Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/286 · K. 2020/53

23 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/476 · K. 2020/269

17 Eylül 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/596 · K. 2020/247

16 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/88 · K. 2020/332

22 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/310 · K. 2019/556

24 Aralık 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2017/316 · K. 2020/395

19 Kasım 2020