Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 20/07/2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işletmiş olduğu et perakende ticareti işi yapan yerini 28/01/2008 tanhinde devrettiğini, o tarihe kadar adına kayıtlı olan elektrik sayacının 28/01/2008 tarihindeki devirden sonra kaydının değiştirilmesi gerektiğini, ancak müvekkilinden sonra devir alan şahsıların bu değişikliği yapmadığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek işletmeyi işletenlerin bilgilerinin verildiğini ve borçların bu şahıslara yönlendirilmesinin talep edildiğini, müvekkiline ne elektrik faturası, ne de ihtarat ve ne de elektrik kesme ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, ayrıca ödenmemiş elektrik faturalarına rağmen elektriğin kesilmemesinin doğal gözükmediğini, müvekkilinin takiplere konu elektrik borcunun...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1118 Esas KARAR NO : 2020/501 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/07/2012 KARAR TARİHİ : 30/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 20/07/2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işletmiş olduğu et perakende ticareti işi yapan yerini 28/01/2008 tanhinde devrettiğini, o tarihe kadar adına kayıtlı olan elektrik sayacının 28/01/2008 tarihindeki devirden sonra kaydının değiştirilmesi gerektiğini, ancak müvekkilinden sonra devir alan şahsıların bu değişikliği yapmadığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek işletmeyi işletenlerin bilgilerinin verildiğini ve borçların bu şahıslara yönlendirilmesinin talep edildiğini, müvekkiline ne elektrik faturası, ne de ihtarat ve ne de elektrik kesme ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, ayrıca ödenmemiş elektrik faturalarına rağmen elektriğin kesilmemesinin doğal gözükmediğini, müvekkilinin takiplere konu elektrik borcunun oluşmasında kusurunun bulunmadığını beyanla; davacı tarafından başlatılan takiplerdeki borca dayanak teşkil edilen sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve hu imzalardan kaynaklı botçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde görülmemesi halinde borçlu olunmayan paranın depo edilmesi ve ödenmesi halinde istirdadına, icra takibi nedeniyle % 40 tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükme dilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından verilen 11/10/2012 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usul yönünden itirazlarının mevcut olduğu görülmüş olup, esas yönünden ise, davacı tarafından abonesi olduğu tesisata ilişkin muhtelif faturaların ödenmemesi üzerine icra takiplerinin başlatıldığını, buna rağmen davacı tarafından borcun ödenmediği ve huzurda görülen menfi tespit davasını açtığını, kural olarak abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece kim tarafından kullanılırsa kullanılsın tüketilen elektrik bedelinden idareye karşı sorumlu olduğunu, abonelik sözleşmesinde elektrik tüketim bedelini ödeme borcu abonenin asli edim yükünü oluşturduğunu, bu nedenle abonelik devam ettiği sürece, elektrik tüketim bedellerini ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak feshedemeyeceğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi aboneliğin işyerini yeni devralan şahısların üstlerine almamasından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin abonelerin arasındaki ilişkileri tek tek araştıramayacağını ve böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını beyanla neticeten; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davanın; elektrik aboneliğinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler, da...