Mahkememizden verilen 30/11/2017 tarih ve ... Esas- ... sayılı ilamı istinaf edilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 12/01/2021 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." marka ve logosunu kullanarak kahvaltılık sos benzeri ürünler ürettiğini, sattığını, davalı şirketle aralarında 19/06/2015 tarihli ürün satış sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının ticari dürüstlüğe ve tahammüle aykırı olarak bu marka ve logoyu taşıyan ürünleri başkalarının satamayacağını ileri sürdüğünü ve izinsiz olarak kuruma başvurup kendi adına...
T.C. İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/12 Esas KARAR NO : 2021/66
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 14/11/2016 KARAR TARİHİ : 21/04/2021
Mahkememizden verilen 30/11/2017 tarih ve ... Esas- ... sayılı ilamı istinaf edilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 12/01/2021 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." marka ve logosunu kullanarak kahvaltılık sos benzeri ürünler ürettiğini, sattığını, davalı şirketle aralarında 19/06/2015 tarihli ürün satış sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının ticari dürüstlüğe ve tahammüle aykırı olarak bu marka ve logoyu taşıyan ürünleri başkalarının satamayacağını ileri sürdüğünü ve izinsiz olarak kuruma başvurup kendi adına bu markayı aldığını, tescillediğini, müvekkile karşı haksız rekabet oluşturan eylem ve ifadelerde bulunduğunu, müvekkile ihtarname çektiğini, oysa müvekkilinin marka sahibi olduğunu, çocukları ... ve ...'nin isimlerini birleştirerek oluşturduğunu, internet tanımları için ...com, ...com, info@...com ibarelerini kullanmaya başladığını, ... ve benzeri ortamlarda sayfalarında paylaştığını belirterek, öncelikle davalının haksız kullanımının tedbiren durdurulmasını, kötü niyetle tescillenen "..." markasının hükümsüzlüğünü, kötü niyet tescil ve itibar kaybı nedeniyle 50.000 TL tazminatın, dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, ürün satış sözleşmesi yapıldığının doğru olduğunu, ancak, markanın davacıya ait olduğunu göstermeyeceğini, iddialarının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin 3. kişilere 10/05/2013 tarihinden önce yaptırdığı fason üretimlerde "..." markasını yazdırdığını, buna dair 01/09/2011 tarihli fason üretim sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını, markanın hükümsüzlüğünü gerektirir yasal koşullarının bulunmadığını, markayı almak, tescillemek eylemlerinin haksız rekabet olmadığını, kötü niyet bulunmadığını, manevi tazminatın şartlarının da hukuken oluşmadığını savunmuştur. TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de Kötüniyetli tescilin hükümsüzlük nedeni olarak kabul edildiğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Eski KHK döneminde Kötüniyetli tescilin hükümsüzlük sebebi olarak kabulü YHGK 2008/11-501 E - 2008/507 K ve 16/07/2008 tarihli kararı ile olmuştur. Söz konusu kararda 556 Sayılı KHK'nın 42. Maddesinde "kötüniyetli tescilin" hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmemiş olsa dahi hukukun genel hükmü ve temel prensibi olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınc...