Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket lojistik çözümleri üreten ve hizmeti sağlayan başlıca lider firmalardan biri olduğunu, davalının 10/12/2012-27/12/2019 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde "..." olarak çalıştığını, iş akdini feshetmesinin ardından halihazırda imzalamış bulunduğu 21/03/2014 imza tarihi Rekabet Yasağı Taahhüdü'ne aykırı davrandığını, yargıtay kararları uyarınca iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğunu, iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde, buna dayalı olarak açılacak dava, niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/465 Esas KARAR NO : 2021/440
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2020 KARAR TARİHİ : 08/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket lojistik çözümleri üreten ve hizmeti sağlayan başlıca lider firmalardan biri olduğunu, davalının 10/12/2012-27/12/2019 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde "..." olarak çalıştığını, iş akdini feshetmesinin ardından halihazırda imzalamış bulunduğu 21/03/2014 imza tarihi Rekabet Yasağı Taahhüdü'ne aykırı davrandığını, yargıtay kararları uyarınca iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğunu, iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde, buna dayalı olarak açılacak dava, niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 444. Ve devamı maddeleri kapsamına girdiğini ve bu kapsamdaki davalar Türk Ticaret Kanununun 4/1-3 maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olduğunu, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulması kaydıyla, davalarının kabulünü, ihlale son verilmesini, son brüt ücretinin 6 katı tutarındaki 64.500-TL ceza-i şart bedelinin fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000-TL kısmının ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, her türlü yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve harçlarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizde ikame eden davada her ne kadar iş ilişkisi sonlanmış olsa da , işçi/işveren ilişkisinden kaynaklanan ve iş ilişkisi devam ederken imzalanmış olan bir taahhütnameye dayalı olduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemelerinin olmadığını, iş mahkemelerinin olduğunu, bu nedenle açılan davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, davalı müvekkili aleyhine sayın Mahkemece açılmış bulunan davanın öncelikle görev yönünden reddini, esastan incelemeye girildiği takdirde davanın yukarıda açıklanan nedenlerle veya resen göz önüne alınarak nedenlerle reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına ...