Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, yurt dışından davalı şirketin oteline guruplar halinde turist kafilelerini getirdiğini, bunun gurup konaklama sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin 07.05.2013 tarihli olduğunu ve 3-08.2013 tarihinde 57 adet müşterinin konaklaması için 17.385 Euroyu davalı hesabına 03.06.2013 tarihinde yatırdığını, fakat gezi parkı olayları adı altında çıkan olaylar nedeniyle bir çok müşterinin rezervasyonu iptal etmek zorunda kaldığını, ...'de bulunan otelde bu kadar yoğun terör olayları içinde konaklama yapılmasının beklenemeyeceğini, sözleşmenin 8.2. maddesine göre mücbir sebebin doğduğunu, bu durum da da ödemelerin hiç kesinti yapılmadan iadesinin kararlaştırıldığını, davalı otelin ...'in merkezinde ve tam...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/216 Esas KARAR NO : 2020/825
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 26/11/2013 KARAR TARİHİ : 16/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, yurt dışından davalı şirketin oteline guruplar halinde turist kafilelerini getirdiğini, bunun gurup konaklama sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin 07.05.2013 tarihli olduğunu ve 3-08.2013 tarihinde 57 adet müşterinin konaklaması için 17.385 Euroyu davalı hesabına 03.06.2013 tarihinde yatırdığını, fakat gezi parkı olayları adı altında çıkan olaylar nedeniyle bir çok müşterinin rezervasyonu iptal etmek zorunda kaldığını, ...'de bulunan otelde bu kadar yoğun terör olayları içinde konaklama yapılmasının beklenemeyeceğini, sözleşmenin 8.2. maddesine göre mücbir sebebin doğduğunu, bu durum da da ödemelerin hiç kesinti yapılmadan iadesinin kararlaştırıldığını, davalı otelin ...'in merkezinde ve tam ortasında olayların en şiddetli yaşandığı noktada bulunduğunu ve gezi parkı olaylarının yurt dışında da bire bir takip edildiğini, bu olaylar nedeniyle müşterilerinin artık konaklama yapmasının beklenemeyeceğini, zaten turistik otellerin çoğunda da aynı durumun yaşandığını,yani Türkiye'deki bu tür iptallerin çok fazla yaşandığını, örneğin dünya pisikiyatri kongresinin dahi 200.000 kişilik olduğu halde bu nedenle iptal edildiğini, %60 varan rezervasyon iptallerinin yaşandığını, Yargıtay uygulamasında da bu durumun mücbir sebep kabul edildiğini ve bu nedenle davacının, davalıya ödediği 17.385 Euronun dava tarihindeki efektif satış karşılığı 47.539,28 TL olarak ödeme tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki efektif karşılığı olan Türk Lirası karşılığının faizi ile birlikte kendilerine iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi gerektiğini, çünkü yapılan gurup konaklama sözleşmesinin 5-08.2013 tarihini kapsadığını, ancak olaylar başladıktan sonra dahi gurupların otellerinde konaklamaya devam ettiklerini, Hiçbir rezervasyon iptali yaşamadıklarını, davacı acentenin gezi parkı olaylarını bildiği halde sözleşmeden dönmediğini, kaldı ki 03.06.2013-08.06.2013 tarihleri arasında yeni rezerveler verdiğini, gezi parkı olaylarının 27.05.2013 tarihinde başladığını, kaldı ki olaylar başladıktan sonra davacının 05.06.2013 tarihinde bakiye ödemesini dahi yatırdığını, yani bakiye ödemenin yatırıldığı tarihte olayların başlamış olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinin gayet açık olduğunu, davacı 05.06.2013 tarihine kadar ödeme süresi var iken davaya konu yaptığı bedeli 03.06.2013 tarihinde sürenin bitmesi beklemeden kendiliğinden yatırdığını, yatırma tarihinde de olayların zaten mevcut olduğunu, kaldı ki olayların dünya çapında zaten gündem maddesi olduğunu ve dış basın tarafından da desteklendiğini, gezi parkı olayları nedeniyle iptaller...