Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/519 · K. 2020/641
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/519 K. 2020/641

E. 2016/519K. 2020/64122 Ekim 2020
itirazın iptalihizmet sözleşmesitazminaticra takibiiptal davasıalacağın tahsiliyetkiye itirazbedel tahsiliicra inkar tazminatı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2016 KARAR TARİHİ : 22/10/2020 Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmeye binaen hazırlanan faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı şirketin haksız itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, borcun müvekkili tarafından banka kanalı ile aydan aya ödendiğini, kaldı ki müvekkiline fatura ibrazı da yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura bedellerinin tahsili için...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/519 Esas KARAR NO : 2020/641 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2016 KARAR TARİHİ : 22/10/2020

Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmeye binaen hazırlanan faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı şirketin haksız itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, borcun müvekkili tarafından banka kanalı ile aydan aya ödendiğini, kaldı ki müvekkiline fatura ibrazı da yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 24/07/2017 tarihli akıllı anahtar sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin konusunu akıllı kart ödeme sistemleri ile alışverişin gerçekleştirilmesine yönelik hizmeti içerdiği, davacının vermiş olduğu bu hizmeti binaen takibe dayanak açık faturaları tanzim ettiği, davalının ise sunulan ekstreye göre ise kısım kısım ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı borçlu takibe itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de sözleşmesel ilişkinin tarafların kabulünde olması ve takibe dayanak sözleşmedeki yetki kaydı uyarınca İstanbul İcra Daireleri ile Mahkemelerinin münhasıran yetkili kılındığı anlaşıldığından HMK'nın 17. maddesi uyarınca itirazın reddi gerekmiştir. Takibe konu iki adet faturaya ilişkin alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkin iş bu davada davalı yanıt dilekçesinde ödeme itirazında bulunmuştur. Ancak belirlenen gün ve saatte defter ve kayıt sunmamıştır. Davacıya ait ... cevabi yazısı ekinde de davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı gibi davalı tarafa HMK'nın 140/5 maddesi uyarınca muhtıra yoluyla taraflar arasındaki ödemeleri ve para trafiğini gösterir banka hesap dökümleri için ayrıntılı müzekkere yazdırmaları ve delillerini somutlaştırmaları için kesin süre verilmiş ise de herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davalı ödediğini iddia etmekle birlikte banka hesap dökümlerinin incelenmesini talep etmişse de herhangi bir banka ya da banka şubesine dair somut beyanda bulunmamıştır. Ödemeye itirazı hukuki niteliği itibariyle bağlantılı bileşik ikrar olduğundan ispat külfeti davalı üzerine geçmiştir. Davalı ödediğini ispatlamakla mükelleftir. Ancak buna dair hiç bir delil sunulmadığı gibi verilen kesin sürelere de riayet edilmemiş, dava takip edilmemiştir. Dolayısıyla mevcut ispat külfeti uyarınca hizmetin yerine getirildiği yönünde karine hasıl olmakla ödemeye ilişkin ispat vasıtası sunulamadığından aşağıdaki şekilde davanın kabulü gerekmiştir...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 1

(Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/1259 · K. 2020/262

24 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/716 · K. 2020/398

14 Eylül 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/227 · K. 2020/854

16 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/405 · K. 2020/733

11 Kasım 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/1114 · K. 2020/636

22 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/273 · K. 2020/838

15 Aralık 2020