Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 29.12.2010 tarihli dava dilekçesiyle ve özetle; Akaryakıt sektöründe uzun yıllardır uygulanan yerleşik sisteme paralel şekilde müvekkilinin de bayilerinin faaliyet gösterdiği istasyonların bulunduğu taşınmazlara ilişkin olarak uzun süreli intifa veya kira anlaşması tesis ettiğini,bu intifa veya kira sözleşmesinin süresi ile doğru orantılı olarak da bayilerine,istasyon geliştirme desteği,peşin satış destek primi,ayni/nakdi kredi,ariyet emtia ve ekipman verdiğini ve bazı istasyonlara da direkt yatırım yaptığını, müvekkili şirketin bayilerine yaptığı ödeme ve yatırımların tutarının taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin süresi ile doğru orantılı olduğunu, Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarih,09-09/187-56 ve 09-09/187-57 sayılı kararlarına istinaden Rekabet Kurumunun internet...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/247 Esas KARAR NO : 2020/635 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/08/2011 KARAR TARİHİ : 23/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 29.12.2010 tarihli dava dilekçesiyle ve özetle; Akaryakıt sektöründe uzun yıllardır uygulanan yerleşik sisteme paralel şekilde müvekkilinin de bayilerinin faaliyet gösterdiği istasyonların bulunduğu taşınmazlara ilişkin olarak uzun süreli intifa veya kira anlaşması tesis ettiğini,bu intifa veya kira sözleşmesinin süresi ile doğru orantılı olarak da bayilerine,istasyon geliştirme desteği,peşin satış destek primi,ayni/nakdi kredi,ariyet emtia ve ekipman verdiğini ve bazı istasyonlara da direkt yatırım yaptığını, müvekkili şirketin bayilerine yaptığı ödeme ve yatırımların tutarının taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin süresi ile doğru orantılı olduğunu, Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarih,09-09/187-56 ve 09-09/187-57 sayılı kararlarına istinaden Rekabet Kurumunun internet sitesinde 12.03.2009da yayınlanan duyuru ile akaryakıt sektöründe,bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin,rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı,bu tür anlaşmaların varlığı halinde,beş yılı aşan süreler bakımından,2002/2 Sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamuoyuna açıklandığını,buna göre sözleşmelerin belirtilen süreleri aşan kısmının 4054 Sayılı Yasanın 4.maddesine aykırı hale geldiğini ve aynı yasanın 56.maddesi uyarınca geçersiz sayıldığını,sözleşmelerin geçersiz kalan süresine ilişkin olarak yerine getirilmiş edimlerin geri istenmesi durumunda,BKnun sebepsiz zenginleşme halinde iadenin kapsamını belirleyen 63.ve 64.maddelerinin uygulanması gerektiğini,yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun,sebepsiz zenginleşenin,aleyhine zenginleştiği tarafa geri verme borcu altında olduğunu,iktisap edilen şeyin getirdiği semereler ve sağladığı diğer yararlarında zenginleşmenin kapsamına dahil olduğunu,geçerli bir sebep olmadan ya da başta geçerli olup ta sonradan geçersiz hale gelen bir sebebe dayanarak ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiz iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandığını,müvekkili ile davalı arasındaki rekabet hukuku anlamındaki dikey anlaşmanın,Rekabet Kurumunun tebliğ ve kararları doğrultusunda, öngörülen zamandan önce,18.09.2010 tarihi itibarıyla 2002/2 Sayılı Tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinin dışında kalarak sonlandığını,bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve semerelerini faizleriyle birlikte müvekkiline iade etme yükümlülüğü olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin bayiisi iken aradaki sözleşmeler ve bunlara bağlı protokoller gereğince müvekkili şirket tarafından kendisine aradaki dikey an...