Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında konusu "..." olan 07/03/2012 tarihli yapım sözleşmesinin imzalandığını, dilekçede ayrıntılı olarak açıklandığı üzere projeye ilişkin olarak davalı idare tarafından geçici kabul öncesi ve geçici kabul sonrasında haklı gerekçeler ile süre uzatım taleplerinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle projeye ilişkin süre uzatım taleplerinin haklılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan yapım sözleşmesinden kaynaklandığını, idarenin tacir olmadığını ayrıca, davanın da TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/314 Esas KARAR NO:2021/124
DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:10/07/2020 KARAR TARİHİ:18/02/2021
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında konusu "..." olan 07/03/2012 tarihli yapım sözleşmesinin imzalandığını, dilekçede ayrıntılı olarak açıklandığı üzere projeye ilişkin olarak davalı idare tarafından geçici kabul öncesi ve geçici kabul sonrasında haklı gerekçeler ile süre uzatım taleplerinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle projeye ilişkin süre uzatım taleplerinin haklılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan yapım sözleşmesinden kaynaklandığını, idarenin tacir olmadığını ayrıca, davanın da TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığını, bu nedenle davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu; esas yönünden ise, taraflar arasında imzalanmış yapım sözleşmesi gereği davacı tarafça talep edilen süre uzatıma ilişkin değerlendirmenin müşavir firma görüşleri doğrultusunda sözleşmelere ve eklerine uygun olarak belirlendiğini, davacı yüklenicinin taleplerinin yerinde olmadığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Dava; davacı şirket ile davalı idare arasında yapılmış yapım sözleşmesine konu "..." projesine ilişkin süre uzatım talebinin haklılığının tespiti istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKde ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletm...