Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fona devredilen şirketin varlıkları ile şirketin grup içi borçlanma tutarları arasında uyumsuzluk bulunduğunu ve dengesiz bir borçlanma yapıldığını, şirketin sağladığı bu fonlarla şirket aktifinden yine grup içi şirketlere 71.000 TLlik fonlama yaptığı ve grup şirketi olan ... Şirketi'ne 17.000 TL'yi iştirak bedeli olmak üzere toplam 30.000 TL fon aktarıldığını, şirkete orta ve uzun vadede ekonomik bir fayda getirmeyecek olan ve aktifindeki cihazların bilançoda görünen değerini muhasebe prensiplerine aykırı olarak gereksiz yere fazlalaştıran gider aktifleştirmeleri ve şüpheli alacaklar için ayrılması gereken karşılığı da birlikte düşünüldüğünde 2.165.000 TL'nin şirketin aktifinden silinip gider yazılmasının gerektiğini, böylece şirketin...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/460 Esas KARAR NO:2021/826
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:22/12/2015 KARAR TARİHİ:04/11/2021
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fona devredilen şirketin varlıkları ile şirketin grup içi borçlanma tutarları arasında uyumsuzluk bulunduğunu ve dengesiz bir borçlanma yapıldığını, şirketin sağladığı bu fonlarla şirket aktifinden yine grup içi şirketlere 71.000 TLlik fonlama yaptığı ve grup şirketi olan ... Şirketi'ne 17.000 TL'yi iştirak bedeli olmak üzere toplam 30.000 TL fon aktarıldığını, şirkete orta ve uzun vadede ekonomik bir fayda getirmeyecek olan ve aktifindeki cihazların bilançoda görünen değerini muhasebe prensiplerine aykırı olarak gereksiz yere fazlalaştıran gider aktifleştirmeleri ve şüpheli alacaklar için ayrılması gereken karşılığı da birlikte düşünüldüğünde 2.165.000 TL'nin şirketin aktifinden silinip gider yazılmasının gerektiğini, böylece şirketin 2002 ve 2003 mali tablolarında hesaplanan 2002 yılı sonu öz kaynağının 3.299.330 TL negatif bakiye vermesi gerektiğini, şirketin ... A.Ş'den sağladığı finansmanı şirket menfaatleri ve ticari teamüller ile TTK hükümlerine uygun bir şekilde değerlendirilmeyerek basiretsiz bir yönetim sergilendiğini ve yönetim kurulu üyesi ve denetçi olan davalıların şirketi 71.000 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan, müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında temlik alan ... vekili tarafından talep edilen tutar ıslahla 71.000 TL'ye yükseltilmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 22.03.2018 tarih, ... E, ... K sayılı kararıyla davalılara yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş; verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/06/2020 tarih, 2019/4542 E-2020/2885 K sayılı kararıyla; "Dava, anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların, davacı şirkette oluşan zarar tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmadıkları, şirket zararının oluştuğu tarihten sonraki tarihlerde göreve geldikleri, dolayısıyla oluşan zararlardan TTK hükümleri gereğince sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, 6762 s. TTKnın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başk...