Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2015/551 · K. 2018/1154
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/551 K. 2018/1154

E. 2015/551K. 2018/115414 Kasım 2018
icra takibimenfi tespitistinaf yolutakibin durdurulmasıtazminatyasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2015 KARAR TARİHİ : 14/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu olan ... ve ... nolu çekler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekte adı geçen şirketi tanımadığını belirterek takibin durdurulmasına ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin türkiyede bilişim sektöründe hizmet veren köklü bir firma olduğunu, yıllık cirosunun yaklaşık 1.000.000.000,00 TL...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/551 Esas KARAR NO : 2018/1154

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2015 KARAR TARİHİ : 14/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu olan ... ve ... nolu çekler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekte adı geçen şirketi tanımadığını belirterek takibin durdurulmasına ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin türkiyede bilişim sektöründe hizmet veren köklü bir firma olduğunu, yıllık cirosunun yaklaşık 1.000.000.000,00 TL olduğunu, davaya konu takip dosyasına konu olan çeklerin müvekkili şirkete ticari ilişki içinde bulunduğu dava dışı 3.kişi ... Bilgisayar isimli firmadan verilmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davaya konu icra takibine konu olan çekler yönünden davacının borçlu olduğunun tespitine, alacağın %20'sininden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, icra takibine konu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığından bahisle ikame edilen menfi tespit istemidir. Öncelikle belirtilmelidir ki, senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, görünüşe itimat (güven), iyiniyet ilkesiyle, kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada imzanın sahte olması, senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması, borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması, senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması, imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması, senedin zamanaşımına uğramış bulunması vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak defi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak defidi...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/1150 · K. 2018/79

24 Ocak 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/580 · K. 2019/392

8 Mayıs 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/601 · K. 2018/327

9 Mart 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/760 · K. 2018/875

15 Ekim 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/120 · K. 2018/580

5 Haziran 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/342 · K. 2018/569

11 Haziran 2018