Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin işbu davaya esas icra takibi dosyasından kendisine gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinden tebligatların muhtarlığa bırakılması, kapısında da hiçbir haber kağıdı bulunmaması, ayrıca sık sık doktora gitmesi ve yaşlılığı nedeniyle haberdar olamadığını, bu nedenle ihbarnamelere itiraz edemediğini, bu nedenlerle icra dosyasında müvekkil hakkında yürütülen takibin İİK 89/3 hkümü gereğince durdurulmasına ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi ve aralarında borç ilişkisi bulunduğunun davacı tarafça ikrar edilmesi sebepleriyle davacının haksız ve...
T.C. İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1189 KARAR NO : 2018/39
DAVA : 3. ŞAHIS TARAFINDAN AÇILAN MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : 24/10/2017 KARAR TARİHİ : 24/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin işbu davaya esas icra takibi dosyasından kendisine gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinden tebligatların muhtarlığa bırakılması, kapısında da hiçbir haber kağıdı bulunmaması, ayrıca sık sık doktora gitmesi ve yaşlılığı nedeniyle haberdar olamadığını, bu nedenle ihbarnamelere itiraz edemediğini, bu nedenlerle icra dosyasında müvekkil hakkında yürütülen takibin İİK 89/3 hkümü gereğince durdurulmasına ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi ve aralarında borç ilişkisi bulunduğunun davacı tarafça ikrar edilmesi sebepleriyle davacının haksız ve kötüniyetle ikame ettiği işbu davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir. Dava, İcra İflas Kanunu'nun 89'ncu maddesindeki haciz ihbarnamesi nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflarda...