Mahkememizde görülmekte olan Alacak(Hizmet Akdinden Doğan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirkette %6'şar hisse sahibi olduğunu, 10/08/2002 tarihinden itibaren de müvekkili şirkette --------- ve şirketin -------- Şubesi'nde yönetici olarak çalıştıklarını, davalılardan ...'ın 19/04/2016 tarihinde işten çıkarıldığını, davalıların şirketin ---- şubesinden yapılan ürün satışlarına ilişkin nakit, çek yada senetleri şirket merkezine göndermediklerini, stoklarla ilgili bilgi verilmediğini, şubeye gönderilen ürünler ile müvekkiline ödenen ürün bedelleri arasında 3.547.042 kg miktarında ve 2.745.283,14 TL değerinde fark olduğunu, şubeye gönderilip geri ödenmeyen ürünlerin toplam 7.031.008,79 TL değerinde ve 10.416,600 kg miktarında olduğunu, şubenin kasasında 483.352,64 TL nakit para...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2018/696 KARAR NO : 2018/969
DAVA : Alacak(Hizmet Akdinden Doğan) DAVA TARİHİ : 05/06/2018 KARAR TARİHİ : 26/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak(Hizmet Akdinden Doğan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirkette %6'şar hisse sahibi olduğunu, 10/08/2002 tarihinden itibaren de müvekkili şirkette --------- ve şirketin -------- Şubesi'nde yönetici olarak çalıştıklarını, davalılardan ...'ın 19/04/2016 tarihinde işten çıkarıldığını, davalıların şirketin ---- şubesinden yapılan ürün satışlarına ilişkin nakit, çek yada senetleri şirket merkezine göndermediklerini, stoklarla ilgili bilgi verilmediğini, şubeye gönderilen ürünler ile müvekkiline ödenen ürün bedelleri arasında 3.547.042 kg miktarında ve 2.745.283,14 TL değerinde fark olduğunu, şubeye gönderilip geri ödenmeyen ürünlerin toplam 7.031.008,79 TL değerinde ve 10.416,600 kg miktarında olduğunu, şubenin kasasında 483.352,64 TL nakit para bulunduğunu, müvekkili tarafından davalılardan şube kasasında bulunan para ile stokta görülen ticari ürünlerin gönderilmesi talep edilmiş ise de sonuç alınamadığını, bu yönde davalılara ihtarname keşide edildiğini, ancak nakit para ve ticari malların müvekkiline gönderilmediğini belirterek HMK 107 madde gereği 483.352,64 TL nakit para, 516.647,36 TL ticari ürün bedeli olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 09/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin davacı şirkette çalışan olarak gösterilmelerinin babalarının isteği doğrultusunda gerçekleştiğini, davacı ile aralarında bağımlı işçi - işveren ilişkisi bulunmadığını, ------ şubesi ile de bir alakalarının olmadığını, müvekkillerinin yönetici olduğu düşünülse dahi sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararı gerektiğini ve dava şartı olduğunu, bu yönde alınmış genel kurul kararı olmadığını, sunulan defter, belge ve kayıtların davayı ispata elverişli olmadığını, müvekkillerinin davacı şirket ortağı olduklarını ve fiili bir çalışmalarının bulunmadığını, şirketin yönetim - denetiminde söz haklarının bulunmadığını, davacı şirketi temsil ve ilzama yönelik yetkilerinin olmadığını, şubeye ait anahtarların ve fiili kontrolün şirket müdürlerine ait olduğunu, ayrıca şirket merkezinden şubenin kameralarla izlenebildiğini, davacının belirttiği stok, alım satım değerleri ve nakit tablosunun gerçeği yansıtmadığını, yapılan işlemlerin tamamının davacı ve müdürlerin bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE : Davacı HMK 107 maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açmıştır. Davacı şirkete ait sicil kayıtları ge...