Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 21/09/2016 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili firma ile davalı bankanın kredi sözleşmesi imzaladığını, dövize endeksli 3 ayrı kredi projesinin belirlendiğini, bu projelerden en değerlisinin yatırım amaçlı alman arsanın kredisi olup, 38 ay vadeli olduğunu, müvekkili firmanın, söz konusu ipotekli arsasını satmak istediğinde, davalı banka tarafından ipoteğin ancak tüm borcun (kar paylan dahil) hesaba yatırıldığı takdirde fek edileceğini belirtildiğini, müvekkili firmanın, kar payları dahil olmak üzere tüm kredi borcunu davalı banka hesabına yatırmak zorunda kaldığını, 38 ay vadeli kredi borcunun 15. taksit ödemesinde işbu borcun tamamının banka hesabına yatırıldığını, akabinde ipotek fek işleminin gerçekleştiğini, davalı bankadan fazla yatan paradan iade edilmesi gereken...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/944 Esas KARAR NO : 2019/134
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2016 KARAR TARİHİ : 19/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 21/09/2016 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili firma ile davalı bankanın kredi sözleşmesi imzaladığını, dövize endeksli 3 ayrı kredi projesinin belirlendiğini, bu projelerden en değerlisinin yatırım amaçlı alman arsanın kredisi olup, 38 ay vadeli olduğunu, müvekkili firmanın, söz konusu ipotekli arsasını satmak istediğinde, davalı banka tarafından ipoteğin ancak tüm borcun (kar paylan dahil) hesaba yatırıldığı takdirde fek edileceğini belirtildiğini, müvekkili firmanın, kar payları dahil olmak üzere tüm kredi borcunu davalı banka hesabına yatırmak zorunda kaldığını, 38 ay vadeli kredi borcunun 15. taksit ödemesinde işbu borcun tamamının banka hesabına yatırıldığını, akabinde ipotek fek işleminin gerçekleştiğini, davalı bankadan fazla yatan paradan iade edilmesi gereken bedelin talep edildiğini, davalı bankanın hesaplama dahi yapmadığını, söz konusu ödemenin uzun süre banka hesabında kaldığını, davalı bankanın işbu tutardan kar payı dahi elde ettiğini, müvekkili firmanın ciddi anlamda sıkıntı yaşadığını, iadenin 11.08.2016 tarihli yazı ile talep edildiğini, yazı tarihinden sonra 19.08.2016 tarihinde kredi hesabının kapatılma işlemlerinin yapıldığını, bu kapama nedeniyle müvekkiline biraz ödeme yapılacağı belirtildiğini, daha sonra ise müvekkili firma hesabından çok ciddi rakamları "..." adı ile kesinti yapan bankanın müvekkili firmanın ciddi zarara uğramasına yol açtığını, davalı bankanın gerek yasa, gerek sözleşmede de olmayan şekilde "..." adı altında ciddi kesintiler yaptığını, bu hususun bilirkişi vasıtasıyla hesaplanarak müvekkiline iadesi gereken tutarın belirlenmesi ve tahsilinin talep edildiğini bildirerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla yasal dayanağı olmayan, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinden tahsil edilen şimdilik 1.000 TL bedelin bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek, işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava değeri, 16.03.2018 tarihinde davacı vekili tarafından 197.475,67 TL olarak ıslah edilmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Davacının ticari bir şirket olmakla, tüm iş ve işlemleri ticari faaliyet kapsamında olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini ve bu sözleşmeler çerçevesinde ticari finansmanlar kullandırıldığını, uyuşmazlık konusu olay değerlendirilirken davacı tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, akdettiği sözleşme şartları ile bağlı olduğu, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla...