Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, sigortalı olan-------- sigorta sicil nolu -------iş kazası geçirdiğini, iş kazası sonunda kendisine müvekkili idare tarafından "peşin sermaye değerli gelir" bağlandığını; maaş bağlayan davacı idarenin bunu davalı şirkete rücu ettiğini ve Anadolu 1. İş Mahkemesinin ---------- Esas sayılı dosyasında rücuen alacak davası olarak açtığını; dava esnasında şirketin tasfiye sonunda sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını belirterek; şirketin ek tasfiye yoluyla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılardan ----------Müdürlüğü vekili, şirketin kendisini tasfiyeye karar verdiğini, şirket tarafından verilen karar sonunda tasfiye sürecinin başladığını, tasfiye memuru tarafından tamamlanan süreç sonunda şirketin tasfiyesinin bizzat tasfiye memurunca...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/492 Esas KARAR NO : 2019/684 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 26/04/2018 KARAR TARİHİ: 23/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, sigortalı olan-------- sigorta sicil nolu -------iş kazası geçirdiğini, iş kazası sonunda kendisine müvekkili idare tarafından "peşin sermaye değerli gelir" bağlandığını; maaş bağlayan davacı idarenin bunu davalı şirkete rücu ettiğini ve Anadolu 1. İş Mahkemesinin ---------- Esas sayılı dosyasında rücuen alacak davası olarak açtığını; dava esnasında şirketin tasfiye sonunda sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını belirterek; şirketin ek tasfiye yoluyla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılardan ----------Müdürlüğü vekili, şirketin kendisini tasfiyeye karar verdiğini, şirket tarafından verilen karar sonunda tasfiye sürecinin başladığını, tasfiye memuru tarafından tamamlanan süreç sonunda şirketin tasfiyesinin bizzat tasfiye memurunca bildirildiğini; ticaret sicil memurluğunun bu aşamalarda olaya müdahale yetkisinin bulunmadığını, terkin talebinin sicil müdürlüğünce incelenip, prosedür yerine geldiğinden dolayı da şirketin kendi talebinin esas alınarak sicilden terkinine karar verildiğini belirterek; ticaret siciline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, şayet şirketin ek tasfiyesi gerekiyorsa aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 547. Maddeye dayalı olarak açılan ek tasfiye davasıdır. Mahkememizce uyap üzerinden kayıtları incelenen Anadolu 1. İş Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosyasında davacımızın ticaret sicilinden terkin edilen---------aleyhine rücuen alacak davası açtığı, davanın derdest olduğu; o dosyada ticaret sicilinden terkin edilmiş olan şirketin ek tasfiye yoluyla ihya ettirilmesi için davacı tarafa yetki ve mehil verildiği görülmüş olup; Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesinin ikinci fıkrası ile " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin" tebliğ hükümleri gereğince; şirketin yeniden ihyasının gerektiği, devam eden derdest davanın davacısı tarafından ileriye sürüldüğünde terkinden itibaren 5 yıl içinde yapılan talebin kabulü gerekeceği; zira derdest davanın devamı halinde tasfiyeye gidilemeyeceği, Ancak davalı ----------aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, zira yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/7353 Esas - 2015/9186 Karar sayılı ve 14/09/2015 tarihli hükmü gereğince, Ticaret Sicilin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilebilmesi için terkin işleminin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/2 maddesine aykırı olarak gerçekleştirildiğinin saptanması gerektiği; böyle bir hususun söz konusu olmadığı, şirketin kendi kendini tasfiye ederek ticaret sicilinden terkin ettirdiği; bu nedenle ticaret...