Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- araç satış sözleşmesine göre sattığını, --- bir kazaya karıştığını, söz konusu bu kazadan müvekkilinin,----- demesiyle haberdar olduğunu, müvekkilinin söz konusu tarihte aracın kendisinde olmadığını, noter aracılığıyla aracı usulüne uygun olarak satıp ruhsatını devrettiğini bildirdiğini ve noter satış sözleşmesini davalı şirkete gönderdiğini, müvekkilin birçok kez sigorta şirketiyle görüşmesine, kazadan haberi olmadığını ve yasal olarak bununla bir ilgisi de bulunmadığını belirtmesine rağmen değişen hiçbir şey olmadığını, daha sonra ---- dosyasıyla başlatılan ilamsız takipte, müvekkilin ev adresine---- tarafından ödeme emri gönderildiğini, müvekkilin gözden kaçırması sonucunda takibin şeklen kesinleştiğini, aracın devri ile...
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/362 Esas KARAR NO: 2022/40 DAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 15/06/2021 KARAR TARİHİ: 18/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- araç satış sözleşmesine göre sattığını, --- bir kazaya karıştığını, söz konusu bu kazadan müvekkilinin,----- demesiyle haberdar olduğunu, müvekkilinin söz konusu tarihte aracın kendisinde olmadığını, noter aracılığıyla aracı usulüne uygun olarak satıp ruhsatını devrettiğini bildirdiğini ve noter satış sözleşmesini davalı şirkete gönderdiğini, müvekkilin birçok kez sigorta şirketiyle görüşmesine, kazadan haberi olmadığını ve yasal olarak bununla bir ilgisi de bulunmadığını belirtmesine rağmen değişen hiçbir şey olmadığını, daha sonra ---- dosyasıyla başlatılan ilamsız takipte, müvekkilin ev adresine---- tarafından ödeme emri gönderildiğini, müvekkilin gözden kaçırması sonucunda takibin şeklen kesinleştiğini, aracın devri ile müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, aracı devralan kişinin hem malik hem araç işleten sıfatını kazandığını, müvekkile rücu talebinin haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne ve müvekkilinin davalı sigorta şirketine kaza ve isnatlardan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu poliçenin incelenmesinde sigorta ettirenin davacı-----ve sigortacının müvekkil şirket olduğunu davanın tarafları sigorta ettiren ile sigortacı müvekkil şirket şeklinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini ve davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sigorta poliçesinin tarafı olduğu ve bu sıfatı haiz olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından rücuen tahsil talepli icra takibi başlatılmasında herhangi bir hata bulunmadığını, davacı sigorta ettirenin ödeme emrine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerinin reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde davacı tarafın sigorta ettiren olduğunu bu nedenle poliçeden kaynaklı olarak sorumluluğunun devam ettiğini, davacı sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ve müvekkili şirketin, poliçe uyarınca gerekli ödemeyi yaptığını, bu nedenle başlatılan takipte herhangi bir hata bulunmadığını beyan ederek her türlü karşı dava ve sair talep haklarının saklı kalmak üzere usule ilişkin itirazlarımızın dikkate alınarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili---- tarihli beyan dilekçesinde özet...