Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18/06/2010 tarihli brokerlik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin 24/11/2011 tarihinde feshedildiğini, müvekkil şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda brokerin müvekkili şirkete 24.313,37-TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini beyan ederek; tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair hakları mahfuz tutulmak kaydı ile şimdilik; 24.313,37-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Taraflar arasında imzalandığı iddia edilen 18/06/2010 tarihli brokerlik sözleşmesinden bahsedildiğini, ancak dava dilekçesinin aksine,...
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/557 Esas KARAR NO : 2020/510 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/12/2011 KARAR TARİHİ : 29/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18/06/2010 tarihli brokerlik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin 24/11/2011 tarihinde feshedildiğini, müvekkil şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda brokerin müvekkili şirkete 24.313,37-TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini beyan ederek; tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair hakları mahfuz tutulmak kaydı ile şimdilik; 24.313,37-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Taraflar arasında imzalandığı iddia edilen 18/06/2010 tarihli brokerlik sözleşmesinden bahsedildiğini, ancak dava dilekçesinin aksine, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş, usulüne uygun, yazılı brokerlik sözleşmesinin mevcut olmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan ve 2 sayfadan ibaret olduğu görülen 18/06/2010 tarihli "PROTOKOL" başlıklı yazının1/1 sayfasına bakıldığında; altında herhangi bir imzanın görülmediğini altında imza olmayan bir belgenin geçeriliğinin olamayacağını ve kabul etmediklerini, 2/2. Sayfasında ise "BROKER" yazılı kısmı altında, kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın, müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, taraflar arasındaki brokerlik sözleşmesinin 24/11/2011 tarihinde feshedildiğinin bildirilmesine rağmen, bu fesihten müvekkili şirketin dava sonrası haberinin olduğunu, geçerliliği olmayan sözleşmenin feshinden söz edilemeyeceğini, yine dava dilekçesinde müvekkili şirketin 24.313,37-TL borcu olduğundan bahsedildiğini, bu borcun nereden kaynaklandığının belli olmadığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında böyle bir alış veriş veya borcun mevcut olmadığını, davacı tarafın bu borcu yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu beyan ederek; hukuki ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının Brokerlik Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflarca delil olarak; Brokerlik Sözleşmesi, fesihname, sirküler örnekleri, ticaret sicil kayıtları, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplandığı ve bilirkişi raporu alındığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 18/07/2013 tarih ve 2011/514 Esas 2013/153 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile; 22.082,24 TL'nin dava tarihi olan 27/12/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'ni...