DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 08/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Şirketi arasında düzenlenen 08/05/2019 tarihli sözleşme gereğince davalı şirkete kredi kullandırıldığını, sözleşmede diğer davalıların müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi borçlusu davalı şirketin geri ödemelerini yapmaması üzerine davalılara ihtarname keşide edildiğini, davalıların verilen sürede ödeme yapmamaları üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazlarının haksız olduğunu, davalıların bir adet meri çekten dolayı sorumluluğunun devam ettiğini, davaya konu alacağın bir bölümünün ipotekle temin edilmiş olup tahsilde tekerrür...
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/150 Esas KARAR NO : 2021/632
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 08/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Şirketi arasında düzenlenen 08/05/2019 tarihli sözleşme gereğince davalı şirkete kredi kullandırıldığını, sözleşmede diğer davalıların müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi borçlusu davalı şirketin geri ödemelerini yapmaması üzerine davalılara ihtarname keşide edildiğini, davalıların verilen sürede ödeme yapmamaları üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazlarının haksız olduğunu, davalıların bir adet meri çekten dolayı sorumluluğunun devam ettiğini, davaya konu alacağın bir bölümünün ipotekle temin edilmiş olup tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile de ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takip yapıldığını bildirmiş, ipotek dosyası göz önünde bulundurularak tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalıların haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacıya karşı muaccel olmuş bir borcunun bulunmadığını, muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, müvekkillerinin ihtarname ile temerrüde düşmüş olduğu iddialarının yersiz olduğunu, TBK'nun 117.maddesi gereğince müvekkillerinin temerrüde düşmesi için muaccel bir borcun bulunması gerekmesine rağmen alacağın muaccel hale gelmediğinin açık olduğunu, işletilen %46,8 oranındaki temerrüt faizinin fahiş olduğunu, TBK'nun 120.maddesi hükmüne rağmen ticari temerrüt faizi oranının kat ve kat fazlası talebi ile alacak takibine geçilmesinin haksız olduğunu, müvekkilleri . Şirketi ve ...'a usulüne uygun herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, bu sebeple iddia konusu borçlara ilişkin temerrüt faizinden müvekkilleri Şirketi ve ...'ın sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalet sözleşmesi hükümleri dahilinde kefaletin belirli şekil şartlarına bağlanmış olduğunu, bu şartları sağlamaması halinde geçerli bir kefaletten söz edilmesinin olanaksız olduğunu, 583.maddesinde kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağının, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini, kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesinin şart olduğunu, kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulmasının da aynı şekil koşu...