Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili adına borçlu şirket hakkında 30/03/2007 keşide tarihli, 30/07/2007 vade tarihli ve 62.500 TL bedelli bonodan dolayı kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip başlatıldığını, anılan takibin ödeme emrinin 07/12/2009 tarihinde şirket yetkilisi ...'ya tebliğ edildiğini, borçlu şirketin iflasa tabi şahıslardan olduğunu, borcun ödemediği için davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 01/03/2010 tarihli Mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; davacının dava konusu bono için icra takibi başlattığını, sözkonusu icra takibine müvekkili adına süresinde itiraz edildiğini, bonodaki imzanın müvekkili şirketin eski ortağı olan ...'e ait olduğunu ve ...'in şirket adına tek başına imza...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/259 Esas KARAR NO:2021/592
DAVA :İflas DAVA TARİHİ:25/12/2009 KARAR TARİHİ:30/09/2021
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili adına borçlu şirket hakkında 30/03/2007 keşide tarihli, 30/07/2007 vade tarihli ve 62.500 TL bedelli bonodan dolayı kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip başlatıldığını, anılan takibin ödeme emrinin 07/12/2009 tarihinde şirket yetkilisi ...'ya tebliğ edildiğini, borçlu şirketin iflasa tabi şahıslardan olduğunu, borcun ödemediği için davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 01/03/2010 tarihli Mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; davacının dava konusu bono için icra takibi başlattığını, sözkonusu icra takibine müvekkili adına süresinde itiraz edildiğini, bonodaki imzanın müvekkili şirketin eski ortağı olan ...'e ait olduğunu ve ...'in şirket adına tek başına imza yetkisinin olmadığını, müvekkili şirketle davacı ile aralarında ticari ilişkinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 16/02/2017 tarih ve 2014/811 E. ve 2017/57 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 24/01/2018 tarih ve 2017/927 E. - 2018/88 K. ilamı ile; "...yargılama sırasında davalı şirketin ticaret sicilinden terkini nedeniyle davalının taraf sıfatı kalmadığı, fakat sadece bu nedenle dava hemen reddedilmeyip, davacı tarafa, davalı şirketin yeniden ihyası suretiyle taraf teşkili sağlanmasına yönelik işlemleri gerçekleştirmesi için süre verilmesi, yeniden ihyanın gerçekleşmemesi halinde davanın husumet nedeniyle reddine, davacı şirketin yeniden ihyası suretiyle taraf teşkili sağlanması halinde ise davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf talebinin bu yönlerden kabulü gerektiği..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Dava; davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı iflas yoluyla icra takibinden dolayı davalı şirketin iflası istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 62.500 TL bedelli senede istinaden iflas yolu ile icra takibi yapıldığı, icra takibine karşı davalı şirketin itiraz dilekçesinin dosyaya konulduğu, 27/01/2010 tarihli tutanak ile itiraz dilekçesi aslının dosyada kaybolduğu, hak kaybına sebebiyet vermemek için borçluda bulunan suretinin dosyaya alındığı ve takibin durduğu bu işlemin yerinde olduğu bu nedenle alacaklı vekilinin itirazın süresinde yapılmadığı ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği yönündeki talebinin reddine karar verildiği, buna ilişkin ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/... Esas sayılı dosyasında şikayet davasının açıldığı, Mahkemece şikayetin reddine karar verildiği ve ...