Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı bankanın ...Şubesinin müşterisi olduğunu, müvekkilinin, davalı bankadan ... yılından beridir toplamda yaklaşık 3.000.000 TL kredi kullandığını, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin tamamını ödeyerek kapattığını, müvekkilinin, ... yılı ... ayında, Türkiyede faaliyet gösteren (kredi kullandığı davalı bankanın da dahil olduğu) 12 bankanın Rekabet Kurulu tarafından incelemeye alındığı ve bu inceleme neticesinde söz konusu bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma ve uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini öğrendiğin, Rekabet Kurumu Başkanlığının, 2011-4-91 Esas - 13-13/198-100 Karar...
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/621 KARAR NO : 2018/294 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/10/2017 KARAR TARİHİ : 11/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı bankanın ...Şubesinin müşterisi olduğunu, müvekkilinin, davalı bankadan ... yılından beridir toplamda yaklaşık 3.000.000 TL kredi kullandığını, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin tamamını ödeyerek kapattığını, müvekkilinin, ... yılı ... ayında, Türkiyede faaliyet gösteren (kredi kullandığı davalı bankanın da dahil olduğu) 12 bankanın Rekabet Kurulu tarafından incelemeye alındığı ve bu inceleme neticesinde söz konusu bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma ve uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini öğrendiğin, Rekabet Kurumu Başkanlığının, 2011-4-91 Esas - 13-13/198-100 Karar sayılı ve 08.03.2013 tarihli bu kararına göre, raporda adı geçen 12 bankanın, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında uzlaşma içinde hareket ederek, kartel oluşturdukları, faiz oranlarını birlikte belirlemesi sebebiyle serbest piyasa koşullarını bozarak, faiz oranlarını artırdıkları, bu yüzden de o dönemde çekilen krediler ve kredi kartlarına olağandan yüksek faiz, mevduatlara ise olağandan düşük faiz uyguladıkları, söz konusu bankaların haksız kazanç elde ederken, banka müşterileri olan tüketiciler, tacirler ve kamu kurumlarının mağdur edildiği tespit edildiğini, Rekabet Kurulunun gerekçeli kararının (Belge-6) değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16da yaptığı tespite göre, bu dönemde kartel oluşturan 12 banka, 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında, Konut kredilerinde 15 baz puanlık (0,15), İhtiyaç kredilerinde 10 baz puanlık (0,10), Taşıt kredilerinde 5-20 baz puan arasında (0,5-0,20), Kredi kartlarında 20 baz puanlık (0,20) bir kartel uzlaşması (ortak faiz artırımı) yoluna giderek o dönemde kredi, artı para ve kredi kartı kullanan tüm müşterilerinden haksız ve hukuksuz bir şekilde fazla faiz tahsil ettiklerini, bilindiği üzere bankalar, yazılı ve sözlü duyurularla halktan faiz veya ivaz karşılığında topladıkları paraları Türk ekonomisinin güçlenmesi doğrultusunda değerlendiren ve aynı zamanda bu mevduatlardan para kazanan kuruluşlar olup, göstermiş oldukları tüm bankacılık faaliyetlerinde, finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına dikkat ve özen göstermekle yükümlü olduklarını, ne var ki; kendi geliştirdikleri tek tip kredi sözleşmeleriyle kapitalist politikaların birer kalesi olan bankaların, finans piyasasındaki aşırı söz sahibi yapıları ile, hukuk sistemimizdeki mevcut boşlukları kendi lehlerine yorumladıklarını, bu şekilde ihtiyaç sahibi tüketicileri sömürdükleri aktüel sosyal bir gerç...