Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 19/4/2021 tanzim ve imza tarihli protokolün 8. maddesine göre bakiye 7.500 EUR alacağın temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 14/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ve 15/02/2022 tarihli duruşmadaki beyanda; davalı yan ile aralarında sulh anlaşması imzalandığını, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 14/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ve 15/02/2022 tarihli...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/808 Esas KARAR NO : 2022/115
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2021 KARAR TARİHİ : 15/02/2022
Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 19/4/2021 tanzim ve imza tarihli protokolün 8. maddesine göre bakiye 7.500 EUR alacağın temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 14/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ve 15/02/2022 tarihli duruşmadaki beyanda; davalı yan ile aralarında sulh anlaşması imzalandığını, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 14/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ve 15/02/2022 tarihli duruşmadaki beyanda; davacı yan ile aralarında sulh anlaşması imzalandığını, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Taraf vekillerinin yargılama sırasında karşılıklı olarak dosyaya sunmuş oldukları sulh beyanları ve yine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 10/02/2022 tarihli "SULH ANLAŞMASI" başlıklı sulh protokolü ile tarafların sulh oldukları ve uyuşmazlığın bu şekilde sona erdiği anlaşılmıştır. 2-Sulh, 6100 sayılı HMK'nın 313 ila 315. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. 3-Davacı vekilinin 14/02/2022 tarihli dilekçesi ve ekinde yer alan sulh sözleşmesi ile davalı vekilinin 14/02/2022 tarihli sulhe ilişkin beyan dilekçesinin birlikte incelenmesinden taraflar arasında sulh gerçekleştiği, her iki tarafın birbirinden yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sulh koşulları arasında tarafların birbirinden talepte bulunmayacakları düzenlenmiş ise de devlet hazinesi tarafından sarf edilen arabuluculuk ücretinin hangi taraf üzerinde bırakılacağına dair kayıt bulunmadığı görülmüştür. 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından 20/12/2021 tarihli sarf kararı ile karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davadaki haklılık durumlarına göre taraflara yükletilmesi gerekmektedir. Taraflarca dosyaya sunulan sulh protokolünde arabuluculuk ücretinin kimin sorumluluğunda bulunduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede davacı tarafça 7.500,00-Euro alacak talebinde bulunulduğu ve sulh protokolünde davalının 6.000,00-Euro ödeme yapması ile tarafların sulh olduğu gözeti...