Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ...'da mukim, 1980'li yılların başında kurulmuş, hazır makarna ve ... üretimi ve pazarlaması alanında dünya çapında 85 ülkede faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, Türkiye piyasasına hazır ... ürününü ilk olarak tanıttığını, ülkemizde de yetkili lisansörü ... Ltd. Şti aracılığıyla uzun yıllardan beri "..." markalı hazır noodle ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, ilgili emtialar bakımından büyük bir pazar payına sahip olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." markalı hazır ... ürünlerinin, ..., ..., ..., ..., ..., ... vs. gibi büyük market zincirlerinde tüm Türkiye çapında tüketiciye sunulduğunu, müvekkiline ait "..." markasının, dünya çapında birçok ülkede tescilli...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/99 KARAR NO : 2020/381 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2019 KARAR TARİHİ : 04/11/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ...'da mukim, 1980'li yılların başında kurulmuş, hazır makarna ve ... üretimi ve pazarlaması alanında dünya çapında 85 ülkede faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, Türkiye piyasasına hazır ... ürününü ilk olarak tanıttığını, ülkemizde de yetkili lisansörü ... Ltd. Şti aracılığıyla uzun yıllardan beri "..." markalı hazır noodle ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, ilgili emtialar bakımından büyük bir pazar payına sahip olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." markalı hazır ... ürünlerinin, ..., ..., ..., ..., ..., ... vs. gibi büyük market zincirlerinde tüm Türkiye çapında tüketiciye sunulduğunu, müvekkiline ait "..." markasının, dünya çapında birçok ülkede tescilli olduğunu, ülkemizde de 30. sınıfta yer alan emtialar için, ... ve ... tescil numaraları ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı olduğunu, müvekkiline ait markanın Paris Sözleşmesi ile 6769 Sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin markasını büyük uğraşlar ve emekler sonucu yarattığını, uzun yıllar önce ülkemizde kendi adına tescil ettirdiğini ve markayı yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirdiğini, davalının müvekkiline ait tanınmış "..." markasının ününden ve sektöründe edindiği yerden, haksız ve hukuka aykırı biçimde istifade ederek müvekkilinin markasına benzer markayı tescil yoluna gittiğini, davalının marka tescilinin haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davalının "..." markasının, müvekkilinin markası ile 30.sınıftaki emtiaları kapsaması itibariyle aynı sınıftaki emtialar için tescil edildiğini, davalının marka olarak sınırsız tercih seçeneği varken , müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve dilimizde hiçbir anlamı bulunmayan "..." markasını tescile konu etmesinin tesadüfi olmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davalının müvekkili şirketin tek ve gerçek hak sahibi olduğu, tanınmış markasının bilinirliğinden, piyasada edindiği yerden faydalanmayı amaçladığını, bu durumun müvekkilini zarara uğrattığından bahisle, öncelikle davalı adına kayıtlı ... sayılı markasının devir ve temlikinin ihtiyati tedbiren önlenmesine ve markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen, davalı vekilince herhangi bir cevap sunulmadığı, delil bildirilmediği anlaşılmıştır. Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, Türk Patent ve Marka Kurumu Marka Dairesi Başkanlığından tarafların markalarına ilişkin kayıtlar istenmiş, teknik ve özel bilgi gerekt...