Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalı ile aralarında 31.08.2009 tarihli Acentelik sözleşmesi olduğunu, davalı tarafından tek taraflı olarak gerekçe gösterilmeden 3 aylık fesih süresine uyularak yapılan fesih ihbarı ile 26.12.2017 tarihinde feshin hüküm ve sonuçlarının doğduğunu, kendilerinin sözleşme süresince süreklilik arz edecek şekilde davalı sigorta adına sözleşme imzalayıp sigorta portföyüne yeni müşteriler kazandırdığını, davalının bu sayede önemli menfaatler elde ettiğini,sözleşmenin davalı tarafından olağan fesih yolu ile sona erdirilmesi nedeniyle ücret kaybına uğradıklarını, fesihte kusurlarının olmadığını, kendilerinin oluşturduğu yeni müşteri çevresinde davalı markasının katkısının bulunmadığını, hakkaniyete göre uygun bir tazminat...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1551 KARAR NO: 2023/1907 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2021 NUMARASI : 2018/1028 Esas - 2021/470 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalı ile aralarında 31.08.2009 tarihli Acentelik sözleşmesi olduğunu, davalı tarafından tek taraflı olarak gerekçe gösterilmeden 3 aylık fesih süresine uyularak yapılan fesih ihbarı ile 26.12.2017 tarihinde feshin hüküm ve sonuçlarının doğduğunu, kendilerinin sözleşme süresince süreklilik arz edecek şekilde davalı sigorta adına sözleşme imzalayıp sigorta portföyüne yeni müşteriler kazandırdığını, davalının bu sayede önemli menfaatler elde ettiğini,sözleşmenin davalı tarafından olağan fesih yolu ile sona erdirilmesi nedeniyle ücret kaybına uğradıklarını, fesihte kusurlarının olmadığını, kendilerinin oluşturduğu yeni müşteri çevresinde davalı markasının katkısının bulunmadığını, hakkaniyete göre uygun bir tazminat verilmesi gerektiğini, 2013-2017 arası 4 yıllık dönemde toplam 443.000-TL net komisyona hak kazandıklarını ileri sürerek denkleştirme bedelinin tespiti ile fazlasını saklı tutarak 20.000-TL'nin 26.12.2017 fesih tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, davalının sözleşmedeki şartlara- talimatlara uymaması ve verilen hedefleri gerçekleştirememesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının çalıştığı yıllarda 23.795 müşteri ile toplamda 49.555 poliçe düzenlendiğini, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü 23.795 müşteriden sadece 81 tanesi ile ... Sigorta'nin diğer acentelerinden toplam 105 poliçe yapıldığını, davacının sahip olduğu müşteri portföyünü elinde tuttuğunu, diğer sigorta şirketleri ile çalışmaya devam ettiğini, kendilerine önemli bir menfaat sağlamadıklarını, acentelik sözleşmesinin 23. Maddesinde acentenin verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde ihbara gerek olmaksızın her zaman feshedilebileceği, 24. Maddesinde her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin taraflarca feshi halinde acentenin hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığını,davacının verilen hedefleri gerçekleştiremediğini, hedeflerin her sene düşürülmesine rağmen yine hedeflerin altında kaldığını, TTK 134/1 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/16 maddesi uyarınca denkleştirme şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının fesih öncesi 08.05.2017 tarihi itibariyle davacıya ihtar yazısı göndererek branş bazında belirlenen hedeflere ulaşılmadığı, yeterli çabanın gösterilmediği, 2017 Haziran sonuna kadar uygun hale getirilmezse acentelik ilişkisinin gözden geçirilece...