DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirerek faturaları davalıya tebliğ ettiğini, sözleşmede satım bedelinin USD cinsinden ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen faturaların muhasebe mevzuatı gereği Türk Lirası cinsinden düzenlendiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1848 KARAR NO : 2023/1781 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/09/2020 NUMARASI : 2018/966 E. - 2020/505 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirerek faturaları davalıya tebliğ ettiğini, sözleşmede satım bedelinin USD cinsinden ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen faturaların muhasebe mevzuatı gereği Türk Lirası cinsinden düzenlendiğini, faturaların üzerine bedelinin USD olarak ödeneceğinin yazıldığını, tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kesinleştiğini, fatura bedelinin TL cinsinden ödenmesi nedeniyle faturaların düzenleme tarihi ile fiili ödeme tarihi arasında kur farkı oluştuğunu, müvekkilinin kur farkından kaynaklanan 2.043,22 USD alacağı bulunduğunu, yabancı para cinsinden ödemeye ilişkin taraflar arasındaki sözleşme ve faturalardaki açık kayda göre fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin alacağı bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 2.043,22 USD üzerinden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının icra takibine konu kur farkına ilişkin fatura düzenleyerek tebliğ etmediğini, davacının düzenlemiş olduğu hizmet alım faturalarının yabancı para ile değil Türk Lirası üzerinden düzenlendiğini, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığını, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin faturadaki bedelin dövizle ödeneceğinin kabulü anlamına gelmediğini, davacı tarafın tercih hakkını Türk Lirası üzerinden kullandığını, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında düzenlenen tüm faturalar taraf defterlerinde kayıtlı olup 11/07/2016 yılı öncesi ve sonrası için davacının 11/07/2016 yılına dek TL olarak düzenlediği, bu tarihten sonraki faturaları ise 'TL olarak düzenleyip Bedelli USD olup dövizli tahsil edilecektir şerhinin' bulunduğu, ancak Türk Vergi Kanunları gereğince faturaların düzenlendiği ...