DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas (... Esas yenileme) sayılı dosyasında başlatılan takibin kesinleştiğini, takipteki alacağın 10.06.2013 tarihli 120.000 TL tutarında cari hesaptan kaynaklanan alacak olarak gösterildiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından cari hesaptan kaynaklanan bir alacağın söz konusu olmadığını, müvekkili ile davalı arasında Ceo Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1850 KARAR NO: 2023/1682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2020 NUMARASI: 2016/861 E. - 2020/150 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas (... Esas yenileme) sayılı dosyasında başlatılan takibin kesinleştiğini, takipteki alacağın 10.06.2013 tarihli 120.000 TL tutarında cari hesaptan kaynaklanan alacak olarak gösterildiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından cari hesaptan kaynaklanan bir alacağın söz konusu olmadığını, müvekkili ile davalı arasında Ceo Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde davalı tarafından tek taraflı feshedildiğini, buna ilişkin dava ve takip haklarını saklı tuttuklarını, süresinde itiraz edilmeyen takibin kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, Ceo Hizmet Sözleşmesi bulunduğu belirtilerek takip nedeniyle menfi tespit talep edildiğini, müvekkili şirketin muavin defterleriyle takip konusu alacağın varlığının kanıtlandığını, takibe itiraz edilmediğini, dava dilekçesinde iddiaları destekler kanıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında ceo sözleşmesinin bulunmakta olup davacının yönetim kurulu başkanlığı görevi bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ispat yükü üzerinde bulunan davalının takip konusu borç kadar alacaklı olup olmadığı hususundadır. Davalı taraf yargılama boyunca alacağını cari hesaba dayandırmış, mahkememizce verilen kesin süreler içerisinde alacaklı olduğunu ispat edecek delillerini sunmamıştır. Davalının dayanak olarak gösterdiği ticari defterlerinde alacaklı olarak görünmesi tek başına alacağın ispatına elverişli değildir. Davalı ticari defterlerindeki alacağın dayanığını ispatla yükümlüdür. Davalı tarafından alacaklı olduğu ispatlanmadığı gibi, sözleşmenin yukarıda ücrete ilişkin ilgili maddelerinin incelenmesinde, sözleşmenin 01/12/2013 tarihinde kurulduğu, davacının görevine şirketin aldığı 25/04/2013 tarihli karar ile son verildiği nazara alındığında davalının alacaklı olması mümkün değildir. Ayrıca taraflar arasında ceo sözleşmesi bulunmakla...