Taraflar arasında görülen alacak davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın 1997-2006 yılları arasında müvekkili firmada satış şefi ve sorumlusu olarak çalıştığını, söz konusu ...'nın çalıştığı süre içerisinde müvekkili firma üzerinden yapılan araç satışlarında bir çok usulsüzlük yapmak suretiyle zimmetine büyük bir miktarda para geçirdiğini, bu durumun müvekkili şirket yetkilileri tarafından fark edilmesiyle ...'nın görevine son verildiğini, 2004 yılı içerisinde 18 adet aracın satış tutarını zimmetine geçirdiğini, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011/... sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen incelemede tespit edildiğini, ... bankasının ise...
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1341 KARAR NO : 2023/1913 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2020 (Karar) NUMARASI : 2018/584 Esas, 2020/446 Karar DAVA : Alacak Taraflar arasında görülen alacak davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın 1997-2006 yılları arasında müvekkili firmada satış şefi ve sorumlusu olarak çalıştığını, söz konusu ...'nın çalıştığı süre içerisinde müvekkili firma üzerinden yapılan araç satışlarında bir çok usulsüzlük yapmak suretiyle zimmetine büyük bir miktarda para geçirdiğini, bu durumun müvekkili şirket yetkilileri tarafından fark edilmesiyle ...'nın görevine son verildiğini, 2004 yılı içerisinde 18 adet aracın satış tutarını zimmetine geçirdiğini, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011/... sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen incelemede tespit edildiğini, ... bankasının ise kredili satışlarda müvekkili firmanın kredisini ... altına almak için araca rehin işlemi yaptığı ve banka alacağını sigorta ettirdiğini, ancak basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekirken kullanılan krediye istinaden doğan alacağı için aynı basireti göstermediği, ...'nın bu konuda herhangi bir yetkisi olmadığı halde firmada tahakkuk eden alacağının nezdinde bulunan firma hesabına ve havuz hesabı yerine ...'nın hesabına yatırarak şahsın yolsuzluk yapmasını kolaylaştırdığını hemde firmasına zarar verdiğini, yine müvekkili şirketin sattığı araçlar için davalı bankaca kullandırılan kredilerin bankadaki müvekkil şirket hesabı yerine davalı ...'nın hesabına yatırıldığı, müvekkili şirketin davalı bankanın bu uygulamasını haklı kılacak bir vekaletnamesinin veya yazılı bir talimatın bulunmadığını, müvekkili şirket hesabına yatırılması gereken paraların doğrudan ...'nın hesabına yatırılması şeklinde cereyan eden uygulamaların bankayı haklı çıkarmayacağı, yine bankaca kullandırılan tüm kredilerin ...'nın ... sayılı hesabına yatırıldığının kabul edildiği, bu durumun usulsüz ödeme yapıldığının kabulü anlamında olduğu, güven kurumu olan bankanın hesaptaki paraların hesap sahibine veya yazılı talimatları doğrultusunda 3. Şahıslara ödendiğini kanıtlayamadığını, müvekkili firmanın zarara uğradığı, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşıt kredisi bedellerinin taşıt üzerine rehin konulduktan sonra ilgili firmanın banka nezdindeki hesabına veya başka bankalardaki hesaplarına alacak kaydedildiği, elden alınmasıın mümkün olmadığı, davalılardan ...'nın 22/01/2004 tarihinde açtığı hesa...