Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı tarafından müvekkil firmanın üç adet taşınmazı üzerine koydurduğu ihtiyati tedbir şerhi esas hakkındaki davayı süresinde açmadığı gerekçesiyle kendiliğinden ortadan kalktığını, bu halde müvekkil firmanın haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı zararın davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu taşınmazın kullanıma uygun olmaması sebebiyle kiralamaya uygun olmadığı, taşınmazın 15. katta bulunduğu, asansörün çalışmadığı ve bu itibarla müvekkil şirketin haksız...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2625 - 2023/2479 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2625 Esas KARAR NO : 2023/2479 KARAR TARİHİ : 07/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2023 NUMARASI : 2022/684 Esas, 2023/428 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı tarafından müvekkil firmanın üç adet taşınmazı üzerine koydurduğu ihtiyati tedbir şerhi esas hakkındaki davayı süresinde açmadığı gerekçesiyle kendiliğinden ortadan kalktığını, bu halde müvekkil firmanın haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı zararın davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu taşınmazın kullanıma uygun olmaması sebebiyle kiralamaya uygun olmadığı, taşınmazın 15. katta bulunduğu, asansörün çalışmadığı ve bu itibarla müvekkil şirketin haksız ihtiyati tedbirden doğan bir zararının bulunmadığının alternatif bir değerlendirme olarak belirtildiğini, üçüncü kişi ... Sigorta şirketi ile yapılan kira sözleşmesine ilişkin görüşmeler esnasında asansörün çalıştığını, dolayısıyla asansörün çalışmaması durumunun müvekkil şirket nezdindeki zarara etki etmesinin mümkün olmadığını, kira sözleşmesine ilişkin görüşmelerin sona ermesinden daha sonraki bir süreçte, söz konusu asansörün beyni, icra dosyası kapsamında haczedildiğini, bu sebeple asansörün çalışmamaya başladığını, ayrıca söz konusu taşınmazın kullanıma uygun olmadığı yönündeki tespiti kabul anlamına gelmemek kaydı ile, taşınmazın kullanıma uygun olmaması durumunun, Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiraya veren ile kiracı arasında 'ayıptan doğan sorumluluk' hükümleri ile ilişkili olduğunu, söz konusu durumun yalnızca muhtemel kira sözleşmesinin taraflarını ilgilendirdiğini, kaldı ki, yürütülen kiralama görüşmelerinde taşınmazla ilgili gerekli tüm bilgilerin ... Sigorta A.Ş.'ye aktarıldığını, ancak görüşmenin, taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi ile birlikte sonlandırılmak durumunda kalındığını, dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan 'alternatif-1' adlı tespitin hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 6...