Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı. İstinaf sebepleri: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; uyuşmazlığın resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında görevli asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğini, davanın konusunun, taraflar arasında adi bir şekilde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında dava konusu taşınmaz ile ilgili hem kira sözleşmesi hem de satış vaadi sözleşmesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 54. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR DOSYA NO: 2023/2302 KARAR NO: 2023/2086 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2023 NUMARASI: 2023/91 - 2023/118 DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF TARİHİ: 29/03/2023 KARAR TARİHİ: 02/11/2023 Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı. İstinaf sebepleri: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; uyuşmazlığın resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında görevli asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğini, davanın konusunun, taraflar arasında adi bir şekilde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında dava konusu taşınmaz ile ilgili hem kira sözleşmesi hem de satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, her iki sözleşmenin maddelerinin, hükümlerinin ve yaptırımlarının birbirinden farklı olduğunu, davacı taraf olarak taleplerinin taşınmaz satış vadi sözleşmesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme alacağı olduğunu, satın alma tarihine kadar bu yerde faaliyette bulunabilmek için aynı zamanda bu yerin davalıdan kiralanmasının gerektiğini, bu maksatla taraflar arasında kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin başında taraflarca binaya biçilen değer 20.000.000,00 TL iken, bina inşaatına müvekkili şirket tarafından yapılan harcamanın ise yaklaşık 65.000.000,00 TL olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, bu kadar büyük işlerin, yüksek harcama ve giderlerin, kira sözleşmesinde yazılı tadilat ile alakasının olmayacağını, inşaatın büyüklüğü ve harcamaları dikkate alındığında, yapılan işlerin kira sözleşmesine dayandırılarak tadilat diye nitelendirilmesinin doğru olmadığını, uyuşmazlığın resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yasal dayanak:Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 4,114,115,190,191. maddeleri, Türk Medeni Kanunu 6. maddesi, Türk Borçlar Kanunu 299 ve devamı maddeleri, Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında 14.02.2015 tarihinde mülkiyeti davalılara ait İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... adresinde bulunan natamam bina ve eklentileri için Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 3. maddesine göre, kiracı/alıcının istediği taktirde taşınmazı sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 8 yıl, yani 14.02.2023 tarihinden başlamak üzere ilk beş yıl içinde, yani 13.02.2028 tarih...