Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2012 yılından bu yana matbaacılık ve etiket imalatı sektöründe hizmet veren ticari bir işletme olduğunu, davalı şirket ile 2016 yılından bu yana ticari iş ilişkisi içinde olduğunu, işin tanımının sipariş edilen etiket, ambalaj gibi ürünlerin tasarımı ve üretimi olduğunu, müvekkilinin son dönemde teslim edilen ürünlerin fatura bedellerini davalıdan tahsil etmekte sıkıntı yaşadığını, dava konusu icra takibine ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde olduğunu, önce siparişleri alıp tüm hammadde teminini üretimini ve teslim...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1341 KARAR NO: 2023/1077 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2020 NUMARASI: 2019/287 Esas, 2020/171 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 12/10/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2012 yılından bu yana matbaacılık ve etiket imalatı sektöründe hizmet veren ticari bir işletme olduğunu, davalı şirket ile 2016 yılından bu yana ticari iş ilişkisi içinde olduğunu, işin tanımının sipariş edilen etiket, ambalaj gibi ürünlerin tasarımı ve üretimi olduğunu, müvekkilinin son dönemde teslim edilen ürünlerin fatura bedellerini davalıdan tahsil etmekte sıkıntı yaşadığını, dava konusu icra takibine ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde olduğunu, önce siparişleri alıp tüm hammadde teminini üretimini ve teslim işlemi yaptığını, ancak ürünleri teslim etmesine rağmen vadesinde ödeme yapmadığını, doğan bu borçtan dolayı icra takibi başlatıldığını, söz konusu davaya ilişkin arabulucuya başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını belirterek, takibin devamına, itirazın iptaline, söz konusu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, davalı itirazında haksız olduğundan hükmedilen rakamın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin daha önce de bir çok sipariş vermiş olduğu davacı şirkete 17.04.2018 tarihinde etiket ve ambalaj siparişi verdiğini, bu siparişlerin teslimi ile ilgili bir sıkıntı yaşamayacağını düşünerek kendisinin de ürün siparişi aldığını ve bu siparişlerinin planlamasını yaptığını, müvekkilinin bu planlamayı yaparken kısa sayılmayacak bir ticari ilişki içerisinde olduğu şirketin etiket ve ambalaj siparişlerinin zamanında tam ve eksiksiz olarak yerine getireceğini düşünerek yaptığını, fakat siparişlerin zamanında teslim edilmediğini, bu ve benzer siparişlerin müvekkili şirkete teslim süresinin 3-4 gün olduğunu, davacı şirket tarafından siparişlerin teslim edilmemesi üzerine siparişlerin üretiminin aksadığını ve ekstra masrafların çıktığını, davacı tarafından her ne kadar siparişler sonradan gönderilmiş ise de bu malların artık kabul edilebilirliğinin kalmadığını, siparişlerin makul sürede, her zaman teslim edildiği sürede teslim edilmediğini, davacının müvekkiline grafik tasarım datalarını vermediği için yeni tasarım yaptırmak zorunda kalındığını, bu nedenle verilen ve eski grafikleri içeren siparişlerin güncelliği ve kullanabilirliğinin kalmadığını, bu mağduriyetlerin davalı şirkete 28.05.2018 tarihinde...