Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasında zarar gören dava dışı kişinin zararını tazmin eden davalının, zarar sorumlusu olduğu iddiasıyla rücuen tahsil talebiyle davacı hakkında yürüttüğü takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, aracın maliki/işleteni olan davacının aracın iddia edilen satışını resmi geçerlilik koşuluna uygun yaptığını gösterir herhangi bir kaydın bulunmadığı, haricen satımın ise davalı ...na karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ...'nın ... plakalı karıştığı kazada ölen ...'in yakınlarına ödenen tazminat için davacıya rücu etmesinin hukuka ve kanuna...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1534 KARAR NO: 2023/1231 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/04/2021 NUMARASI: 2017/624 (E) - 2021/282 (K) DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 26/9/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasında zarar gören dava dışı kişinin zararını tazmin eden davalının, zarar sorumlusu olduğu iddiasıyla rücuen tahsil talebiyle davacı hakkında yürüttüğü takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, aracın maliki/işleteni olan davacının aracın iddia edilen satışını resmi geçerlilik koşuluna uygun yaptığını gösterir herhangi bir kaydın bulunmadığı, haricen satımın ise davalı ...na karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ...'nın ... plakalı karıştığı kazada ölen ...'in yakınlarına ödenen tazminat için davacıya rücu etmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85'inci maddesindeki düzenleme uyarınca işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını, buna göre müvekkilinin bu alacaktan sorumlu olmadığını, KTK'nin 3'üncü maddesi uyarınca, araçla ilgili sorumluluğu bulunmayan müvekkiline karşı davalı kurumun iddiasının geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesince davaya dayanak harici satış sözleşmesinin tanıklarının ve talepte bulunmalarına rağmen, alıcı ...'ün dinlenmediğini, müvekkili davacıdan haksız alacak talep edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Davalı ... tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinde, kolluk tarafından düzenlenen 6/8/2005 tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağında; 6/8/2005 günü saat 00:30 sularında Jandarma Karakolunu arayan ...'ın ... Köyü'nden Kepir Köyü'ne doğru giderken yolun bölücü terör örgütü mensubu silahlı üç kişi tarafından kesildiğini, kendisinin bölücü terör örgütü mensuplarından kaçarken kaza yaptığını, kırık camdan çıkarak kaçtığını, yanında araç içerisinde olan ...'in teröristler tarafından kaçırılıp kaçırılmadığını, öldürülüp öldürülmediğini bilmediğini söylediğini, saat 04:30 sularında ise olay yerine gidildiğinde lastik izlerinden aracın önce sol taraftaki bankete girdiğini, virajı alamayarak sağ...