Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... Sigorta A.Ş.'ne sigortalı ...'ın malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın, 12/07/2017 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca Bolu ilinin Merkez ilçesinde %100 asli kusurlu olarak çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta hasar tespitinin ilk olarak davalı sigorta şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçaların eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatlarının düşük hesaplandığını, davalı tarafın asıl yükümlülüğünün ZMMS poliçesi kapsamında meydana gelen gerçek zararı tazmin etmek olduğunu iddia ederek, kaza...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2021/1254 KARAR NO: 2023/1756 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/02/2021 NUMARASI: 2019/510 Esas - 2021/118 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/10/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... Sigorta A.Ş.'ne sigortalı ...'ın malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın, 12/07/2017 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca Bolu ilinin Merkez ilçesinde %100 asli kusurlu olarak çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta hasar tespitinin ilk olarak davalı sigorta şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçaların eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatlarının düşük hesaplandığını, davalı tarafın asıl yükümlülüğünün ZMMS poliçesi kapsamında meydana gelen gerçek zararı tazmin etmek olduğunu iddia ederek, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacaklarının şimdilik 100,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında, kazanın 12.07.2017 tarihinde meydana geldiğini belirterek, zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirketin kusur oranı tespit edildikten sonra ancak bu oranda olmak kaydı ile ve poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, dava konusu kaza neticesinde başvuru üzerine müvekkil şirket nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu, hasara ilişkin bağımsız ve uzman eksperlerden ekspertiz raporu alındığını ve müvekkili şirket tarafından aynı tarihli kazada 1 no'lu hasar dosyasından, ... hesabına hasar ödemesi ve değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu ve müvekkili şirketin başkaca bir borcu kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 10.837,55 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ıslah ile artırılan tutarların zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazanın 12.07.2017 tarihinde meydana geldiğini, davacı vekilinin taleplerini 23.06.2020 tarihine ıslah etmiş olup ıslaha konu edilen tutarların KTK m.109 hükmü gereği zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilm...