Taraflar arasındaki limited şirketin tasfiyesi, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tespiti ile tahsili talepli dava dosyasında davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen 20.06.2023 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 13.03.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, şirketin tüm organizasyonlarını yaptığı için, bilahare 600 adet hisse satın alarak 08.09.2015 tarihinde de ortak olduğunu, hisselerin şirketin % 10'una tekabül ettiğini, şirketin, müvekkilinin ortak olmasından sonraki süreçte işlerini daha da büyütmüş ve sektöründe önemli bir konuma geldiğini, daha...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1720 KARAR NO: 2023/1344 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20.06.2023 tarihli ara karar. NUMARASI: 2023/439 E. DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) Taraflar arasındaki limited şirketin tasfiyesi, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tespiti ile tahsili talepli dava dosyasında davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen 20.06.2023 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 13.03.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, şirketin tüm organizasyonlarını yaptığı için, bilahare 600 adet hisse satın alarak 08.09.2015 tarihinde de ortak olduğunu, hisselerin şirketin % 10'una tekabül ettiğini, şirketin, müvekkilinin ortak olmasından sonraki süreçte işlerini daha da büyütmüş ve sektöründe önemli bir konuma geldiğini, daha sonra ticari ortamda oluşan olumsuzluklar nedeniyle ve özellikle de pandemi süresince işlerdeki hızlı düşüşler nedeni ile müvekkilinin şirketteki çalışmasına son verildiğini, sonrasında müvekkilinin başka işlerle ilgilendiğini, fakat davalı şirketteki ortaklığının devam ettiğini, ortak olmadan önce de şirkette maaşlı olarak çalıştığını, pek çok işi kendi başına yaptığını, müvekkilinin şirkette fiili çalışmasına 30.06.2017 tarihinde son verildiğini, ayrıldığı tarihte yönetici konumunda olduğunu, ayrılmasından sonra şirket işlerinin oldukça azaldığını, hatta durduğunu, şirketin halen esas faaliyet konusunda hizmet vermediğini, fiilen iş yapmadığını, bu durumdan rahatsız olan müvekkilinin durumu şirket ortakları ile konuştuğunu, kendilerine şirketin tasfiye edilmesi veya kendisinin şirketten ayrılması hususunda teklifte bulunduğunu, aradan uzun bir zaman geçmesine ve müvekkilinin aynı teklifini yenilemesine rağmen ortakların bu hususta bir harekette bulunmayarak işi sürüncemede bıraktıklarını, şirketin halen de faal olmadığını, şirketin "İstanbul, Ataşehir, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel"de kayıtlı bir taşınmazı olduğunu, bunun da halen boş olduğunu, şirketin bu taşınmazdan başka mal varlığı bulunmadığını, şirketin faaliyetini sürdürmesinin mümkün görünmediğini, durumun böyle devam etmesi halinde şirketin mülkiyetinde bulunan bu taşınmazın dahi heba olacağını, TTK'nın 636 640 maddelerinde şirketin tasfiyesi ve çıkma sebepleri düzenlendiğini, buna göre müvekkilinin şirketten çıkma veya şirketin tasfiyesini talep etmek hususunda haklı sebeplerinin olduğunu ileri sürerek, hisselerin güncel değerinin tespit edilip hesaplanarak, müvekkiline isabet eden değerin ödenmesi şartı ile, müvekkilinin şirketten çıkma isteminin kabulüne, mümkün ...